Dertli gönül deli gibi,
Döner dolanı dolanı.
Konacağı yeri bilmez,
Arar dolanı dolanı.
Düşmüş aşkın girdabına,
Doldur saki bade'i,al renklisinden olsun,
Bahar gelmeyen kalbe,şarap kokusu dolsun,
Varsın bölünsün kadeh yüzbinlerce parçaya,
Biz destiyle içeriz,yeter gönül çad olsun.
Bizki fani kullarız,akibeti göçeriz,
Deli gönül ne beklersin burayı,
Senin sorduğunu gören olmadı.
Ateşe vermişsin belli sarayı,
Neden yandın diye soran olmadı.
Yükseklere çıktım yele tutuldum,
Devri alem döndü şem'alar yandı,
Gönüldeki aşkım hicrana döndü.
Samyel esti dört bucağı dolandı,
Aşkı pervaneler pürya döndü.
Döndüler,
Ateş ile döndüler,
Herkes doğuştan delidir,
Çünkü eğitilmemiştir,
Aklından zoru olmayan,
Timarhane yaptırmaz.
Hasta olmayan, doktora gitmez.
Bunları yazdığım için,
Deli gönül efkarlanıp uçanda,
Dağ denizi ova gibi görüyor.
Sevdiceği uzaklaşıp kaçanda,
Garip ömrü erim erim eriyor.
Tüketme sabrımı ermiş değilim,
Tarih 17 Ağustos ikibine az kala,
Bir felaket geldi gece yarısı.
Feryat figanlar arşa ulaştı,
Nice canlar yandı, gece yarısı.
Sanki kıyamettir koptu bir anda,
İkimiz bir bütün olduk,
Beraber ağladık güldük,
Kolkola bu yaşa geldik,
Sır vermez ketüm sırdaşım.
Alıştık bir birimize,
At üstünde kanat açtık,
Düşmana velvele saçtık,
Osmanlıya bayrak açtık,
Bundandır bizim şanımız.
Kelle aldık,kelle verdik,
Kahpe felek nedir senden çektiğim?
Hergün bu yarama neşter atarsın.
Merhemsiz ilaçsız bıraktın beni,
Çaresizim takatimi kesersin.
Nefes aldırmasın edersin garaz,
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!