BAHARIN ÖZELLİĞİNE, GÜZELLİĞİNE DOYUM OLMAZ...
Merhaba gönül dostları. Her mevsimin ayrı ayrı özelliği, güzelliği olduğu gibi ilkbahar mevsiminin de havası bambaşkadır. Bu mevsimin uzun olmasını arzu etsek de süresi dolunca her şey değişebiliyor. Sonbahar sonlarında ve kış mevsimi içinde toprakla buluşan tohumlar, dikilen fidanlar havaların ılık olmasıyla, güneşin sıcaklığıyla filizlenerek yapraklar, çiçekler açmaktadır.
Bağ, bahçe, tarlası olanlar her karış toprağını gönlünce değerlendiriyor. Sahipsiz, bakımsız arazilerde yabani otlara teslim olmaktadır. Fidan dikmek hanenin yararına olduğu gibi! O fidanın büyüyüp ağaç olduğunda, meyve verdiğinde sebeplenen her insanın ve canlının duasıyla amel defterinize de sevap işlenmiş olur. Evinizin etrafına fidan dikmiyorsanız mutlaka sebze yetiştirmeye çalışın. Bahçenizden tazecik koparıp yemek ne güzel olur.
Meyve ve sebze üretme imkanı olmayanlar elbette çoktur ama her soruna mutlaka bir çare vardır. Evin avlusunda ki boş yerleri rengarenk çiçeklerle donata bilirler. Bir karış arazi de yoksa plastik saksılarda gönlünce farklı çiçekler yetiştirerek balkonlarda bakabilirler ruhlarını rahatlatabilirler. Her çiçeğin farklı kokusu olduğu gibi, farklı desenleri, şekilleri de vardır.
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.