Hiçler...
Önce bir ikramla başlar: Umut!
Dolu dolu bakışlar
Alışınca ayağı müşterinin, kesilir anıında ardı;
Bravoooo müesseseye tüm alkışlar!
Ya ardı kesilmeyen
Çığlık ya da bıçak,ne güzel acı
Yedi, belkide altı ağırlaşıyor sancı
Kapıda küfür kıyamet; ana bacı
Kırmızı, bak hemde kurdeleli tacı
Gündüzler uzun ama değil gece
Ben anlamadım...
Ne sana muhtacım ne de ilgine ihtiyacım.
Başka bu bende ki senle keşifteyim sanki anakaramı
Sen iyi gelir misin, ya da kaç gün sefan olur bilmiyorum
Ortanın sıcağındayım seni düşünürken
Vurgun gibi birşey doğru söylemiş Cemal Safi ama eksik...
Nur topu gibi bir gün gel müsaitsen
Sade giyin kırmızı fularını da tak
Bu Temmuz iyi akasyalar olmuşken
11'i uygundur mumunu yanımda yak.
Nur topu bir gün gel müsaitsen.
/ ١١.٠٧.٢٠١٧ \
Deniz de deniz deyip duruyorsun,
Bilmiyorsun aslında denizi, tanıdığın filan da yok istanbulu.
O değil be İstanbul asla değil!
O umuttur insana; uçsuz ve bucaksız oluşuyla.
Martılar kadar özgür vapurlar kadar yolsuzdur onun rotası
Adaları kadar yalnız, caddelerince kalabalık ve boldur onun gönlü.
Bir tek geçişi hayal ederdi gözlerim hep
Soracaktın şöyle birden durup:
"Sahi bi dakika neydi sebep" diye?
Öyle gülecektik işte kendimizden geçerek
Benim elimde sigara sende simitlerle
Yetiş ey keştibânım büsbütün deryada yangın var
Değil derya yalınız cümle hep sahrada yangın var
Açıldı bağ-ı vahdet gülleri mest oldu bülbüller
Zemîn ü âsumân dünyâ ve mâfîhâda yangın var
Kızılelma erlerine,
Afrin yiğitlerine
Koş Turan ellerine;
Vur kahbe döllerine...
Selam olsun o namus kurtaran güne,
Seni bekliyordum sevgili, yaşamak için seni,
Bir yaz akşamı gibiydi o gün gözlerin.
Ürkmüş bir halde konuşuyordun kaçmak ister gibi
Nezaketin gizlesede ele veriyordu titreyen sesin
Şair çöl deyince mecnunu kasdeder
Güzelden söz açan endamın kasdeder
Derya ortasında susuz kalan
Abı Hayat diye giryeni kasdeder




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!