Bir çeşit Bağdat sendromu yaşıyorum, yüreğim ayaklanmış ruhum uyumakta düşe kalka yaşıyorum.
Ne zaman yalanlarla örülmüş duvarları yıkmaya kalksam altında kalıp tecavüze uğruyorum aslında kıstırılmış bir yaşam öyküsünün dışına çıkmaya çalıştığımıda biliyorm.
Figüran halimle baş aktörlüğe soyunup oynamak istiyorum beceremiyorum, içimdeki mutsuzluğun aktörleriyle cebelleşiyorum.
Her yerinde cam kırıkları şırıngayla damarlarıma naklediyorum yazıp çiziyorum aslında kendimi kandırıyorum.
Dinle sevdiğim, bu ayrılık saatidir.
Dünya var olalı beri çirkin ve soğuk,
Erken içeceğimiz bir ilaç gibi.
Tadı dudaklarımızda acımsı, buruk.
Bu saatte gözyaşları, yeminler,
Boş bir tesellidir inandığımız.
Devamını Oku
Dünya var olalı beri çirkin ve soğuk,
Erken içeceğimiz bir ilaç gibi.
Tadı dudaklarımızda acımsı, buruk.
Bu saatte gözyaşları, yeminler,
Boş bir tesellidir inandığımız.




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta