Bir çeşit Bağdat sendromu yaşıyorum, yüreğim ayaklanmış ruhum uyumakta düşe kalka yaşıyorum.
Ne zaman yalanlarla örülmüş duvarları yıkmaya kalksam altında kalıp tecavüze uğruyorum aslında kıstırılmış bir yaşam öyküsünün dışına çıkmaya çalıştığımıda biliyorm.
Figüran halimle baş aktörlüğe soyunup oynamak istiyorum beceremiyorum, içimdeki mutsuzluğun aktörleriyle cebelleşiyorum.
Her yerinde cam kırıkları şırıngayla damarlarıma naklediyorum yazıp çiziyorum aslında kendimi kandırıyorum.
Sevmek gibi geliyordu her şey,
sevmek gibi gidiyordu kadın
adının anlattığı,canın teni yakmasıydı,
bir bulut evet ama aslolan
bulutun suyu yağmasaydı...
Devamını Oku
sevmek gibi gidiyordu kadın
adının anlattığı,canın teni yakmasıydı,
bir bulut evet ama aslolan
bulutun suyu yağmasaydı...




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta