Ayten; gündelik hayatında
çamaşır,bulaşık sil süpür
sabahın köründen gece yarısına
kızı nurten hatırlattı birden
anne; sizin bugün evlilik yıldönümünüz
gülümsedi ayten, birazda şaşırdı...!
yirmi küsür yıl döküldü,dudaklarından..
Aşk bu dünyanın ölçüleriyle açıklanamaz sevgili. O ilkel bir acıdır, yaban bir ağrıdır. Gelir ve içimizdeki o çok eski bir şeye dokunur. Sonra bir perde açılır ve yolculuk başlar. Bu yolculukta artık para, tarifeler, beklentiler, randevular, taksitler, iş, anneler ve korkular yoktur. Aşkın kendi gerçekliği vardır sevgili. İnsan bir başka ışığa teslim olur...
Aşkta yarın yoktur sevgili. Zaman ileri doğru değil, içeri, yüreklere, derinlere doğru işlemeye başlar, bilgeleşir. Hiç bilmediği sezgileriyle buluşur. Yükü çok ağırdır, kendiyle buluşmuştur. Hem dışındadır dünyanın, hem de ortasında.
Hindistan'da Ganj Nehri'nin kıyısında yakılan yoksul adamın hissettikleri de onunladır, yitirdikleri de... Newyork'ta, bir sokakta, o kartondan kulübesinde yaşayan kadının çıplak yalnızlığı da. Her şey onunladır, ona emanettir sanki, ama o, çıldırtıcı bir yalnızlık içindedir yine de...
Aşkın kültürlü olmakla, bilgili olmakla da ilgisi yoktur sevgili, kanımıza karışan ilkel acı, o yaban ağrıyla hiçbir kitabın yazmadığı hakikatlere daha yakınızdır, inan...
Kim demişti hatırlamıyorum, aşk varlığın değil, yokluğun acısıdır diye. Belki de bu yüzden ilk gençliğimde, o yoğun aşık olduğum yıllarda, gözüme uyku girmez, dudağımda bir ıslıkla bütün gece şehri, o karanlık, o hüzünlü sokakları dolaşır, insanları uykularından uyandırmak isterdim. Uyanıp, içimde derin bir sızıyla uyanan o derin sancının acısına ortak olsunlar diye...
Aşk çok eski bir şeydir sevgili. Onun içinden o çileli çocukluğumuz geçer. Sevdiğimiz insanların çocuklukları da... Oradan üvey anneler, eksik babalar, parasız yatılılar geçer. Ve sonra aşk bütün bunları alır, daha da eskilere gider, hep o ilkel acıya, o yaban ağrıya...
Devamını Oku
Aşkta yarın yoktur sevgili. Zaman ileri doğru değil, içeri, yüreklere, derinlere doğru işlemeye başlar, bilgeleşir. Hiç bilmediği sezgileriyle buluşur. Yükü çok ağırdır, kendiyle buluşmuştur. Hem dışındadır dünyanın, hem de ortasında.
Hindistan'da Ganj Nehri'nin kıyısında yakılan yoksul adamın hissettikleri de onunladır, yitirdikleri de... Newyork'ta, bir sokakta, o kartondan kulübesinde yaşayan kadının çıplak yalnızlığı da. Her şey onunladır, ona emanettir sanki, ama o, çıldırtıcı bir yalnızlık içindedir yine de...
Aşkın kültürlü olmakla, bilgili olmakla da ilgisi yoktur sevgili, kanımıza karışan ilkel acı, o yaban ağrıyla hiçbir kitabın yazmadığı hakikatlere daha yakınızdır, inan...
Kim demişti hatırlamıyorum, aşk varlığın değil, yokluğun acısıdır diye. Belki de bu yüzden ilk gençliğimde, o yoğun aşık olduğum yıllarda, gözüme uyku girmez, dudağımda bir ıslıkla bütün gece şehri, o karanlık, o hüzünlü sokakları dolaşır, insanları uykularından uyandırmak isterdim. Uyanıp, içimde derin bir sızıyla uyanan o derin sancının acısına ortak olsunlar diye...
Aşk çok eski bir şeydir sevgili. Onun içinden o çileli çocukluğumuz geçer. Sevdiğimiz insanların çocuklukları da... Oradan üvey anneler, eksik babalar, parasız yatılılar geçer. Ve sonra aşk bütün bunları alır, daha da eskilere gider, hep o ilkel acıya, o yaban ağrıya...




kaleminize,yureginize saglik.gercekten harika olmus.okumaktan buyuk keyif aldim.bayagida guldum.bir cok evlilikte olanlari ustalikla desifre etmissiniz.kaleminiz daim olsun ustad.
Harikasın Zeki Kardeş, İki saattir seninle uğraşıyorum, Allah müstehakkını versin, gülmekten kırdın geçirdin beni. Sağol varol, Hakikaten çok güldüm, Ne güzel mizah anlayışı , vallaha hayran kaldım. Mükemmel Birisin sevgiler....Zeki,İşi.
ne kadar yalın ve na kadar acı diimi.evet bireaz yanımızdakilere dikkat herşeyi çözecek. tebrikler.
Hayatın içinden, anlamlı, düşüncürücü ve çok hoş bir şiirdi...Yüreğinize sağlık...Tam puan.
ÇOK GÜZELLLLLL
BAYILDIMMMMM
ŞİİRE SAYGIYLA!
Tebrikler dost.Çok güzel bir konu ve o kadar güzel bir anlatım tekniği.Bu güzel şiire ilk puan benden.Esen kalın.
YA ÜSTAD SAYFALARIN NÜKTEDEN GEÇİLMİYOR AKŞAM AKŞAM BANADA EYLENCE ÇIKTI TEŞEKKÜRLER BU GÜLÜMSETEN AMA HAYAT DERSİ VEREN DİZELERE
Çok güzel dile getirmişsiniz. Maalesef bir sürü evin acı dolu gerçeği. Yüreğinize sağlık dostum.
ayten odaya geçti
baktı ki niyazi bey kırmızı koltuğunda
horulduyor, iki seksen uzanmış
televizyonu kapattı,makyajını sildi...
nurtene seslendi,
kızım uğraşma boşuna,
baban ZIBARMIŞ.......!
Çok güzel anlatım.kaleminize yüreğinize sağlık..tekrar tekrar okudum ve gülmekten kendimi alıkoyamadım..kaleme aldıklarınız gerçek yaşantımıza dair..saygılar..
Gülümseyerek okudum. anlatim cok hoş ve gercek bir yaşam ..yüreğine sağlık..
Bu şiir ile ilgili 12 tane yorum bulunmakta