Kasketini çıkarır, sağ dizine koyardı
Giderdi uzaklara, yavaş yavaş dalardı
Dökerdi içini hep, o siyah taşlarına
Usulca yavaş yavaş, çekerdi onu babam
İnce bardaklı çayı, bir neşeli İçerdi
Gözümün önündeydi, o günler bugün gibi
Bir o siyah tespihi, bir de kırma kasketi
Babamdan bana kalan, bu tespih daneleri
Yoksuldu benim babam, bir o kadar onurlu
Hiç kimsenin yanında, yıkılmazdı gururu
Ne yüze kusur vurdu, ne bizde kusur buldu
Elindeki tespihi, o kendine dost buldu
Öyle koca yürekli, O adam benim babam
Dünya malına değil , gönüle meyil verdi
Ne bir kalp kırdı ne de, kötü bir söz söylerdi
O siyah tespihleri, usanmadan çekerdi
Babamın dostu çoktu, yanında kimse yoktu
O karanlık günlerde, kapıyı açan yoktu
Çocukları çok küçük, babam hasta yorgundu
Tarlamız kırda yandı, evde rızık ta yoktu
Aldım bir gün elime ,o siyah daneleri
Bende kalan hatıra, babamın dedikleri
Kul hakkından öteye, bana söz verdikleri
Bir miras kaldı şimdi, bu tespih daneleri
Ne güzel yakışırdın, sen babamın eline
Çekerdi ince ince, bakardım ben eline
Babam yok ki artık yok, o siyah kasketiyle
Saklıyorum ben onu, tespih daneleriyle
Parçalı Bulutlu Şiirler
Yaşar KılıçKayıt Tarihi : 3.2.2008 21:49:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!