Akşamları sokak lambalarını yakardı belediye,
ben seni beklemeye heveslenirdim;
her geçen gün bir öncekinden daha da sabırla.
Ve her geçen gün biraz daha yaşlanmış dönerdin eve.
Akşamların sabahında kurduğun tüm saatler çalardı seni uyandırmaya.
Ben senin uyandığını ve kalktığını hissederdim yatağımda.
Uyuyormuş gibi yapar, bunu yüzüme vurmazdım.
Ben her akşamın sabahında seni dinlerdim senden gizlice.
Oysa akşama kalmazdı saçından bir telin daha ağarması.
Ve bir kat daha yakından tanıman beni...
Akşamları ezanlar yükselmeye başladığında camilerden
eve koşardım sen gelmeden.
Ben seni her hesaplamaya çalıştığımda işlem hatası yapardım.
Ne zaman çözmeye kalkışsam tüm bildiklerini,
henüz yürümesini bile bilmeyen bir bebek gibi hissederdim kendimi;
çaresiz, bilinçsiz ve sorumsuz sanki...
Bu şehirde seninle geçirdiğim vakit on sekizi aşmıştır çoktan.
Dönüp bakasım gelir arada sırada geriye,
dayanamam; vurgun yemiş ve habersiz geçmiş yıllar.
Kıyamam, nedir bunca yorgunluk söylese...
Ardından,
akşamlarımızda ışıklar susardı evimizde,
biz,
sen varsın diye uyurduk korkusuzca...
Kayıt Tarihi : 23.9.2005 14:43:00
![Yıldız](/Content/img/y_0.png)
![Yıldız](/Content/img/y_0.png)
![Yıldız](/Content/img/y_0.png)
![Yıldız](/Content/img/y_0.png)
![Yıldız](/Content/img/y_0.png)
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
![Serdar Yıldız](https://www.antoloji.com/i/siir/2005/09/23/babama-42.jpg)
Şiirleriniz ve yaşamınızda başarılar...
TÜM YORUMLAR (2)