Bu kaçıncı bilmiyorum,
Bir şeyler yazmak istiyorum
İçimi mısralara dökeyim diyorum
Olmuyor..
Hep yarım kalıyor sana olan hasretim
kalem yazmıyor baba..
Yere süzülüyor gözyaşlarım
Otursam olmuyor, kalksam olmuyor
Gitmeyen bir hüzün çöküyor
Sen olmayınca hayat sona ermiş
Şu dağ kopup üzerime çökmüş
Oy babam oy kurban olduğum babam
Meğer sensizlığim en büyük sınavmış
Bu nasıl bir acıymış.. Nasıl yaşamakmış
Ruhum taşıdiğım tabutun altınada,
Bıraktığım mezarın için de kalmış..
Seni nasıl özledim,
Nasıl özledim bir bilsen
Nasıl dayanırım yokluğuna babam
Mazlum yüreğimi
Zalim dünyaya bıraktın da gittin
Yetimler kervanına kattın da gittin..
Dalları kırılan, tek başına bırakılan
Ahlat ağacı gibi yalnızım baba
Bir garip haldeyim babam bir garip haldeyim
Aklıma gelince yüreğim nasıl yanıyor
Nasıl acıyor bir bilsen
Oyy kurban olduğum oyyy..
Bu hasretin adını hangi şair koysun
Hangi ozan destan yazsın sana..
Kalem de yazmıyor titriyor ellerim
Oy babam kurban olduğum ne edecem ben şimdi
Derdimi kime dökecem kim anlayacak beni
Buğulu gözlerle bakıp kim yavrum diyecek
Her defasın da öksüz kalıyor hasretim
Kim anlatacak yanıklı türkülerin hikayelerini
Sazın da teli kopuyor dokununca
Hangi türküyü dinlesem olmuyor..
Tüm mısraları sana yazsam olmuyor..
Hangi sevdalı yürek
Seni özlediğim kadar yanmış babam
Meğer benim kalbim babammış
Ölünce ben de ölmüşüm..
Nefessiz kalıp, diri diri gömülmüşüm
Hayellerim, umutlarım ölmüş
Dağım, çınarım toprağa gömülmüş..
Sen gidince kalbim çöle döndü babam
Bahar mevsimi gelmez oldu
Gülümüz, çiçeğimiz soldu
Sensiz evde akşam olmuyor babam
Seni nasıl özledim bir bilsen
O kadar çok özlüyorum ki
Hava gürlese şimşekler yüreğim de patlıyor
Sanki Her şey üzerime üzerime geliyor
Bu dünyanın acımasız çarkı
Lime lime ediyor baba
Zamanla her şeye alışıyormuş ta insan
Ben sensizliğe alışamadım babam
Bir kış günü yine geldim sana
Kâr yağıyor hava buz gibi soğuk
Benim içim yine yanıyor baba
Dün eve gelirken aklıma düştün
Aldığım elmaları yol da çocuklara daĝıttım
Bahçeye diktiğin elma fidesi de büyüdü
Dalları evin üstüne kadar uzanmış
Tuğlalar eskiyince usta çağıŕmıştım
Elmanın dallarını keselim dedi
Kıyıpta kestiremedim
Ama bizim dalımız kırıldı
Sen gittin, dalımız koptu baba
Bazen öyle bir hasret acısı çekiyorum ki
Sanki kor ateşte kızdırılmış demirle
Daĝlanıyor yüreğimi
Bu nasıl bir özlemdir, nasıl hasrettir
Ne gücüm yetiyor dindirmeye
Ne de aklım
Göçüp gittiğin de tebessümlü yüzün
Cennetin müjdesimiydi
Kalp kırmadın, gönül yıkmadın
Bırakıp gittin
Sen gidince benim gönlüm çok kırıldı
Çok kırıldı baba, çok kırdılar..
Kayıt Tarihi : 13.3.2024 23:53:00
![Yıldız](/Content/img/y_0.png)
![Yıldız](/Content/img/y_0.png)
![Yıldız](/Content/img/y_0.png)
![Yıldız](/Content/img/y_0.png)
![Yıldız](/Content/img/y_0.png)
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
![My Poem Halil Köse](https://www.antoloji.com/i/siir/2024/03/13/babam-1014.jpg)
Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!