Bursa‘nın kızlarına para yetiştiremiyorduk. O pastane senin, bu çay bahçesi benim...
Daha yeni on bin liram gelmiş, ama, gene ihtiyacım var. Direk olarak para istemenin çok akıllıca olmayacağını düşündüm ve peçeteye şunları yazdım: (Yıllar sonra vefat ettiğinde bu peçete rahmetli babamın cebinden çıkmıştı)
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




Hemşehrimi geç tanımanın burukluğu yanında böyle güçlü bir kaleme sahip olduğu için de gurur duyuyorum.Yüreğin var olsun.
Bekir Salim'i bugün (13.05.2011) ispir 'sıra' gecesinde tanıdım. Şu düşünce aklıma takılıp kaldı. Ulu tanrı acaba kaç kişiden birine, birlikte, hem saz hem söz hem ses ve hem de siir ve de resim yeteneklerini, bunları geliştirme azmini ve paylaşma cömertliğini bahşetmiştir. Takdirler ve tebrikler
BEKİR BEY
YAĞLI BOYA ÇALIŞMALARINIZ LA İLGİLİ OLARAK DAHA ÖNCE SUNUMUNUZDA BULUNMUŞ BİRİ OLARAK SİZİNLE İRTİBATA GEÇMEM GEREKMEKTEDİR. BENDE KAYITLI OLAN TELİNİZ KULLANIM DIŞI DİYOR. [email protected] mailime size nasıl ulaşağım konusunda bilgilendirirseniz sevinirim. sağlıcakla...
harika bana bir okul anımı hatırlattı aynen böyle bir şey ama ben paramı şehirler arası otobüsünden inmeden çaldırmıştım saygılar yürğine gençliğe aldın bizi biraz hemde ustalıkla tebrikler
Âşıklık geleneği şu an üvey çocuğumuz gibi görünse de bu usta eller sayesinde hak ettiği yerlere gelecektir... Buna bütün kalbimle inanıyorum. Yüreğinize sağlık... Kolay gele... :-)
( Diğer şiirlerinizi de eklerseniz mutlu oluruz... )
Bekir, tam bir usta kaleminden çıkmış şiir örneği olan bu şiirini kendinden de defalarca dinledim, o da yetmedi defalarca okudum.Her seferinde büyük keyif aldım şimdi okurken aldığım gibi. Kardeş buraya diğer şiirlerini de ekle lütfen.
Sevgili Bekir Salim kardeşim.... .Adını görünce hayalime üniformasi içinde genç , çakı gibi bir subay olarak düştün...Gerçi işitmiştim sanat ehli olduğunu , ama böyle mahirane şiirler söyleyebildiğini inan bilmiyordum.Söyleyiş gücünü ,ustlağını kutluyorum...Sevgilerimle sevgili hemşehrim.
Bu şiir ile ilgili 7 tane yorum bulunmakta