hava biraz soğuktu..
koca bir şehrin orta yerinde kalakalmış öylece bakınıyordu çevresine.. kendisi miydi yalnız olan, yoksa insanlar mıydı yalnızlığa kapılan?
bu selin ortasında neye uğradığını şaşırarak bir süre ayakta bekledi. sağına döndüğünde gördüğü insan kalabalığı, solunda da aynı şekilde akıyordu.. babasını aradı nemden buğulanmış gözleriyle. her geçen adam ne kadar da çok benziyordu ona. orada kaç dakika öylece kaldı bilmiyordu. gelmeyecekti babası..
gitti bir adamın yanına; uzattı elini, adam döndü sertçe baktı. korktu bu kaba adamdan. çünkü babası sert biri değildi. yorulmuştu artık beklemekten. gelmeyeceğini anladığı zaman beklemeyi bıraktı. bir anlamı yoktu bekleyişinin.
Bugün seviştim, yürüyüşe katıldım sonra
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!
Devamını Oku
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta