Öyküleri duydun mu, o yitik öyküleri.
Üşümüş, soğumuş sevdaları.
Acıtmadan canını, kazalım aşk ile o toprak denilen yorganı.
Belki de bükülür zaman, hilale döner dolunay.
Bu kadar zalimin olduğu yerde.
Hiç o yaşlılar ve duaları olmasaydı, dönermiydi kainat.
O yakarışlarki, semayı karış, karış, arşınlar.
Öyle sevdalar vardır, biter baslar;
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten
Devamını Oku
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten



