Matem havasındaydı gece,kendi gizeminde saklanmak istercesine
Kara bir bulutun arkasına itelenmişti yıldızlar
Ay inatla ışığında aydınlatmak için sızıyordu karanlıkların arasına
Gökyüzü bir dilencinin cepleri kadar boş matemini dökmek içim bekliyordu gelecek sabahı
Bense suskun voltalar atıyordum mahpusluğuma
Damla damla damlıyordu hüznüm mahpusluğun kaldırım taşlarına
Hüznün cenazesi kalkıyordu tabutumun kenarına yaftaladığım senli hatıralarla
Dönülmez akşamın ufkundayız.Vakit çok geç;
Bu son fasıldır ey ömrüm nasıl geçersen geç!
Cihana bir daha gelmek hayal edilse bile,
Avunmak istemeyiz öyle bir teselliyle.
Geniş kanatları boşlukta simsiyah açılan
Ve arkasında güneş doğmayan büyük kapıdan
Devamını Oku
Bu son fasıldır ey ömrüm nasıl geçersen geç!
Cihana bir daha gelmek hayal edilse bile,
Avunmak istemeyiz öyle bir teselliyle.
Geniş kanatları boşlukta simsiyah açılan
Ve arkasında güneş doğmayan büyük kapıdan




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta