Hırs, zekâ ve şans birleşir; bâzen, kulu uçurur...
Çok yükselen insan oğlu, büyüklükten dem vurur...
Bütün kazanımlarını, sayar kendi gücünden;
İnanmadığı kader, onu toz eder, savurur...
Yükseklerden bu düşüş, şaşkına çevirir onu...
Der ki: '' ne idim, ne oldum, ne oldu işin sonu ''...?
Yine de kabul etmez, güçlerin üstünde güç var;
Kaderdir yere seren, Anibal ' ı, Napolyon ' u...
Bâzen, ölünceye dek, hep kazanan biri çıkar...
Başlardan kule yapar, ülkeleri yakar, yıkar...
Onun da kaderidir, Azrâîl ' e yenik düşmek;
Akıllı, bahta uyup, Hakk'ın deryâsına akar...
Hırs içinde çalışmak, yükselmek mi doğru olan...?
Bu gibiler olmaz mı her tür belâları bulan...?
Bahta zıt işler yapan, kazanç sanır zararını;
Bir de bakar hep dert, hüzün, çabadan geri kalan...
Nerde büyüklük taslıyan Firavun ' lar, Nemrut ' lar...?
Nerde yalancı ilâhlar, baş eğdiren o putlar...?
Biraz yükselen başı, kader kattı topraklara;
Sessiz, sâkin akışlarda, kaldı bütün umutlar...
Hırstan, kinden uzakları, Cennet Meleği kutlar...
Kayıt Tarihi : 19.2.2008 12:26:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!