Nerden başlar bu gedanın tarihi?
Nerde büyür bu kendiliği ezen ağırlığın endamı?
En tenha yerinde hayatın, en zifiri şafağında, bıçak gibi yasladın ya beni yaşamasız boşluğuna.
Hangi zindan boy ölçüşebilir şimdi içimdeki tutsaklıkla?
Hangi karanlık daha kesif olabilir göz gözü görmez bu kör siyahlıktan?
Bir yağmur mu ıslatıyor beni yoksa bir ölüm başlığı mı?
İstanbul bana hep seni hatırlatıyor.
Çünkü onun gözleri de en az seninki kadar yeşil.
Hala, gülümseyen bir lale gibi
bana sürgününü gönderiyorsun
dört yanı çevrili bir kale gibi
Devamını Oku
Çünkü onun gözleri de en az seninki kadar yeşil.
Hala, gülümseyen bir lale gibi
bana sürgününü gönderiyorsun
dört yanı çevrili bir kale gibi




dehşet uzun bir şiir okudum..bir daha okudum aynı şiiri..eve ekmek götürmeyi unuttugumu hatırladım...çıkıp gitmeliyim
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta