Aydan güzeldi yüzün,
Yıldıza benzerdi gözün,
Ömrümü çürüttün guzum,
Nazar mı değdi güzel Ayşe’m?
Anam diye sarılırdın bana.
Anan feda olsun yavrum sana.
Allah’ım Ayşe’mi bağışla bana
Nazar mı değdi güzel Ayşe’m?
Kimse incinmezdi senin sözüne
Oturur bakardım kara gözüne
Allah’ım bağışlasın iki kuzuna
Nazar mı değdi güzel Ayşe’m?
Saçlarını tarayın,beline dökülsün
Eline kınalar yakılsın
Gözüne sürme çekilsin
Nazar mı değdi güzel Ayşe’m?
Her gün rüyamda ağladım
Seninle gönlümü eğledim
Ömrünü çürüttün,ciğerimi dağladın
Nazar mı değdi güzel Ayşe’m?
İmrenirdim senin bu güzel huyuna
Nazar mı değdi selvi boyuna?
Anan,bacın kurban olsun senin yoluna
Nazar mı değdi güzel Ayşe’m?
Hastaneye vardım seni yatırdım
Akıttın göz yaşımı,ömrümü bitirdin
Daha küçüktün seni yitirdim
Nazar mı değdi güzel Ayşe’m?
Benim çilelerim,göz yaşım bitmedi
Derdim çok ağır bedenim çekmedi
İmdadıma yetişin,sevenlerim,kardeşim
Nazar mı değdi güzel Ayşe’m?
Söyleyin anama yasımı tutsun
Kalan resmime ağlasın,baksın
Yavrularım mezarıma çiçekler diksin
Nazar mı değdi güzel Ayşe’m?
Allah’ım bu dünyaya ben niye geldim?
Her zaman ağladım,ne zaman güldüm?
Bana çekilmeyen derdi niye verdin,
Nazar mı değdi güzel Ayşe’m?
Kader çiçeğini ektim topraktan çıkmıyor
Doktorlar da derdimi iyi etmiyor
Yaralarım azıyor, acım bitmiyor.
Nazar mı değdi güzel Ayşe’m?
Dilim konuşmaz, elim tutmuyor
Gönlüm yürüyor,ayağım gitmiyor.
Doktorlar da artık bakmıyor.
Nazar mı değdi güzel Ayşe’m?
Bir vardım ki hastaneden gelmiş.
Güzel yüzüne baktım,rengi sararıp solmuş
Benim yavrum böyle değildi,bakun ne hale gelmiş
Nazar mı değdi güzel Ayşe’m?
Karabük 15/07/2011
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...



