Gelip geçiyor ömür bir şekilde.
Her gün artıyor yüzünde ki çizgiler.
Aklar düşünce de saçına,
Artık yaşlandım diyorsun kendine.
Arkana dönüp baktığında,
Hayatin bu denli zor olacağını bilmeden geldim dünyaya
Bir zamanlar yaşadığım mutluluklar şimdi olmasını istediğin imkansız bir hayal gibi
Ömrüme güz geldi de, yapraklarım tek tek kuruyup dökülüyor sanki
Bir sonbahar esintisi nasıl bu kadar kasvetli olabilir ki
İçim de ki masum çocuk bir avuç insanın çıkarları yüzünden katledildi
Şimdi suçlular dışarıda elini kolunu sallayarak dolaşıyor
Gönlümün sonbaharına düştün yağmur yağmur
Birikti damlalar göl olup nilüfer açtı
Sararan yapraklar serpildi her yere
Tıpkı saçların gibi sapsarı oldu yeryüzü
Küçükken çok korkuturdu gök gürültüsü.
Korkulacak onca insan varken,
Ben nedense ondan korkardım.
O haykırırdı sesini cesurca ,
İnsansa sessizce yaklaşırdı avına,
Bir kaç güzel sözcük var,
Bir de sen.
Benim şiirlerim hep size...
Gecenin bir vakti yıldızım ol
Öylece parla gökyüzümde
Yaz gelince güneşim ol
Isıt beni kalbinde
Bahar gelince yağmurum ol
Damla damla serpil yüreğime
Bide artık hiç görememek
Var seni
Ne acımasız bir ihtimal
Sevmem kötü ihtimalleri
Hele bu ihtimal de sen varsan
Solmaz dediğin çiçekler gün gelir solar
Tıpkı bitmez dediğin güzelliğin gibi
Hani var ya senin uğruna cehennemi göze alan cahiller
Onlar şimdi görseler halini bin pişman olurlar
Bir ben dönmedim, dönmem sırtımı bin kere daha bıçaklasan da
Kalbime sapladığın hançerler körlendi haberin yok
Çetrefilli yollardan geçiyor ömrümüz kime inanıp inanmayacağımızı şaşırdık, ne doğru ne yanlış karıştırdık.
İmkansızlığı kesinleşmiş bir hayal gibisin
Düşümden eksilmeyen gözlerin
Kalbimi yaralayan gülüşlerin var
Olmayacağını bile bile
Hiç sebepsiz nedenler ve türlü bahanelerle




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!