Ayşe Apo-III.Bölüm
Zîlân
Têlî’nin yerine Zîlân’ın gönderilmesine öyle isyan ettim ki, bütün aile efradımız odanın içine doluştu. Olayı daha anlamayanlar “Ne o yoksa bakire değil mi?” sorusunu birbirlerine sormaya başlamışlardı. Beni apar topar gelin odasında dışarı çıkartılar. Herkes ardımdan merakla geliyordu. Zîlân Gelin, oda da bir başına kalmıştı. Koridorda da itirazlarımı yüksek sesle sürdürüyorum. Evin salonuna, namı diğer bizde ki ismi ile misafir ağırlama odasına geçiyoruz. Babam:
— Oğlum sen bize şeyh efendinin kızını iste dedin, istedik. Şimdi de istediğim kız bu değil diyorsun. Nerede görülmüş büyük kızı bırakıp küçük kızın verildiği? Madem küçük kızı istiyordun; ablasının evlenip gitmesini bekleyecektin.
Bugün seviştim, yürüyüşe katıldım sonra
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!
Devamını Oku
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta