Gölge gelmiş üzerine, pembe topu vurmanı bekler Ayşe.
Şeker Ayşe. Örülmüş saçlarına konan kelebekten korkmasını
güler gölgeden nasiplenen adam. Romork’ta giden kadın.
Kendi Ayşe’si sanar, kızım gel eve geldik biz der. Ayşe'ye ise
bu ses uzakta kalır. El sallar Ayşe güler agular la, oyun sanır buna.
Eğilir gölgede yatan adamın kulaklarıyla oynar. Kalksa adam, çoşa
çoşa koşar. Ayşe saklan-baç diye. İşte bu benim içimde büyüttüğüm Ayşe...
Bugün seviştim, yürüyüşe katıldım sonra
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!
Devamını Oku
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!



