Ayrıntılı konuşan insanlar, aynı zamanda ayrıntılı düşünen insanlar mıdır? Belki öyle… Belki değil. Zaten ayrıntılı konuşma konusundan çıkarılacak tek sonuç da bu değil.
Konuşurken ayrıntı denizinde boğulmaktan, kendisine uzatılan can simidini göremeyen bir arkadaşım vardı. Doktoru onu şöyle tanımlamış:
“Sen konuşurken sözcüklerin arkasında bulanıklaşıyor ve kelime işleyen bir nakkaşa dönüşüyorsun.”
Cümleyi duyar duymaz, kendisinin de ne kadar ayrıntılı konuştuğunun farkında olan birisi olarak gözlerim korkuyla kısıldı. Arkadaşım anladı, güldü.
Çileyi koklayıp gül niyetine
Zindana girersen, beni de çağır.
Sabrı, kanaatı bal niyetine
Ekmeğe dürersen, beni de çağır.
Bazen iki dünya sığar içime
Devamını Oku
Zindana girersen, beni de çağır.
Sabrı, kanaatı bal niyetine
Ekmeğe dürersen, beni de çağır.
Bazen iki dünya sığar içime



