Hızlı adımlarla geçilmiş, karanlık bir sokak çıkmazında bıraktık ütopik düşlerimizi. Ne yana dönsek; Allahtan bozma kulübelerde çocukluğumuzu boğazladılar.
Ne limanlı bir şehrin tuz kokusuna adayabildik ömrümüzü ne de annemizin romatizmal serzenişlerine.
Ne bir savaşçının sol kaburgasındaki emperyal mermiyi öpebildik dudağından ne de babamızın Kürt şalvarındaki öfkeye çobanlık yapabildik.
Şimdi, ellibeş metrekarelik kör yalnızlıklar büyütüyoruz faşist menşeli(!) bir şehrin alaz yanık ayazlarında.
Çiçekli badem ağaçlarını unut.
Değmez,
bu bahiste
geri gelmesi mümkün olmayan hatırlanmamalı.
Islak saclarını güneşte kurut:
olgun meyvelerin baygınlığıyla pırıldasın
Devamını Oku
Değmez,
bu bahiste
geri gelmesi mümkün olmayan hatırlanmamalı.
Islak saclarını güneşte kurut:
olgun meyvelerin baygınlığıyla pırıldasın




Tebrikler üstadım.gönlüne sağlık iyi günler dilerim Urfalı...
Ne bir savaşçının sol kaburgasındaki emperyal mermiyi öpebildik dudağından ne de babamızın Kürt şalvarındaki öfkeye çobanlık yapabildik.
feridun kekenin kendine has özgün üslubunu kutlamak isterim...
güzel olmuş...
Bu şiir ile ilgili 3 tane yorum bulunmakta