İyice kararmıştı hava Harem’den bindiğimde otobüse..Üç-dört basamak derken hop arabadayım.Kaptana bir tebessüm-sana güveniyorum dostum! ! - Koltuğumun altı gazete dolu,yanıma oturan çocuğa sıcak bir –iyi akşamlar.. Muavine gideceğim yer ”.......” Yavaş hareketlerle suflörü kapatıp en sakin halimle koltuğa yerleşmeler..Sonra kolonya,yiyecek içecek servisi..”kolonya almayayım...teşekkür ederim...kahve lütfen..” en sakin ve babacan ses tonumla ve sonuna kadar yolculuğun benzer şeyler. Ve sanırım kimseye farkettirmedim..
terkedilmişliğimi....
Tüm umutsuzluklara rağmen gülmeyi unutmadım.
Yaşamayı öğrendim hayatta, ayakta kalmayı.
İnsanları öğrendim, yüzlerinde maske.
Savaşmayı öğrendim, yenmeyi dövüşmeden.
Gözpınarlarım yaşla dolsa da bunları saklamayı öğrendim
Devamını Oku
Yaşamayı öğrendim hayatta, ayakta kalmayı.
İnsanları öğrendim, yüzlerinde maske.
Savaşmayı öğrendim, yenmeyi dövüşmeden.
Gözpınarlarım yaşla dolsa da bunları saklamayı öğrendim



