Yüküm sevda yükü müdür, çekilmez ağır mı ağır?
Ayrılık vaktim paslanır, giderim ben bu diyardan
Derde giriftar yüreğim, dindir hasretimi çağır
Ayrılık vaktim yaslanır, giderim ben bu diyardan.
Kaç yıl hüzünle yoğrulup, topraktan sılaya uçtum
Deli gönlüm isyan edip, solgun yapraklar saçtım
Ol âlemde yapayalnız, hasretten kendimden geçtim
Ayrılık vaktim puslanır, giderim ben bu diyardan.
Kaderimi sordum yelden, fayda yok geçmişten düne
Yüreğim bin türlü şaşkın, kalmaz ki hevesim güne
Korkulardan sarsılırım, muhtacım derman yok cana
Ayrılık vaktim hislenir, giderim ben bu diyardan.
Garip yolcuyum neyleyim, zevki duyamam sancıdan
Tükendi gücüm yollarda, gecem ne umar hancıdan?
Acılarım pek yamandır, bilmem ne yapsam önceden
Ayrılık vaktim uslanır, giderim ben bu diyardan.
Ey uslanmaz abdal Burhan, derlerse nedendir yaran?
Yaram sevda yarasıdır, kapanmaz yoktur bir saran
Bu hal-i pür melâlimden, var mıdır hiç sual soran?
Ayrılık vaktim seslenir, giderim ben bu diyardan.
(26.07.2005)
Burhanettin AkdağKayıt Tarihi : 26.7.2005 17:22:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.

zaman gelmiştir...denkleri sarmalamak ve acıları sırtlanıp gitmek zamanıdır...
arada sarmalanan yüklerimize bakıp iç geçirmek ruhun sessiz sesidir...
ne güzle anlatmışsınız Burhabettin Bey, hüznüyle okudum...selamlarımla...
TÜM YORUMLAR (4)