Ayrılık vakti Şiiri - Halil İbrahim Bodur

Halil İbrahim Bodur
7

ŞİİR


0

TAKİPÇİ

Ayrılık vakti

Vakit tamam… Yanı başımda sessizce oturmuş ayrılık,
Ne bir kelimeye gerek duyar, ne bir gözyaşına şaşırır.
Benim yüreğimse bu feryatlara çoktan alışmış,
Çünkü her ayrılık, senin gidişine benzeyen bir başka yara taşır.

Sensizliğin ağırlığı çökerken omuzlarıma, zaman usulca akıp gidiyor. Saniyeler bile senin yokluğuna alışmış gibi, her biri canımı biraz daha acıtıyor. Yanı başımda duran bu ayrılık, bana seni anlatıyor; sessizliğiyle, sertliğiyle, kaçınılmazlığıyla… Onu kovmaya çalıştıkça daha da yerleşiyor içime.

Belki de kader dediğimiz şey, tam da bu anlarda şekilleniyor. Bir zamanlar ellerimin sıcaklığını taşıyan ellerin, şimdi soğuk bir hayalin ucunda kaybolmuşken, ben hâlâ aynı cümlelerin içinde sıkışıp kalıyorum: “Gitme.” Fakat sen çoktan gittin… Ve ben çoktan susmayı öğrendim.

Yüreğim, senin isminle atmayı hiç bırakmadı. Her çarpışında, ayrılığın o keskin sızısını yeniden taşıyor damarlarım. Her nefesimde, senin kokunu arıyor hâlâ. Ve bil ki, bu satırları yazarken bile, senin gidişinle dolu bir şarkı çalıyor içimde.

Biliyorum, vakit tamam… Sen başka bir gökyüzünün altındasın şimdi, ben ise hala bu sokak lambasının altında seni bekleyen o eski halimle kalmışım. Ayrılık, bana senin yokluğunu öğretirken, ben sensizliğin dilini öğrendim. Gözlerim ağlamayı susturdu belki, ama yüreğim hâlâ senin adını fısıldıyor geceleri.

Ve bu şiir… Belki de bir mektup, belki de bir dua. Sadece senin duymanı istiyorum:
Beni bu ayrılığa bırakırken, bir yanımı hep yanında götürdün.
O yüzden ne zaman kendimi eksik hissetsem, bil ki sebebi sensin.

Halil İbrahim Bodur
Kayıt Tarihi : 29.11.2025 14:47:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!