Ayrılık için en az iki şahit gerekiyordu.
Fakat bizim elveda için bir çift sözcüğümüz bile yoktu.
Zamansız yakalanmıştık bu alaboraya.
Yıkılmaz sanıyorduk duvarlarımız.
Korkuları anlamsız buluyorduk sevişirken.
Kaldırımlar aşkımızı kaldıramayacak kadar dar geliyordu.
Gözyaşlarımızın tarifi için şarkı yoktu.
Öyle sevdalar vardır, biter baslar;
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten
Devamını Oku
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta