AYRILIK SERAMONİSİ
Kızıl bir ayazın kasırgasında
Hapsedilen duygular
Esir düşmüştü
Yalnızlık çemberinde…
Günün solmaya başlayan ışıkları
Yeryüzünde kaç ayrılık
Seremonisini hazırlıyordu.
Kim bilir?
Oysa!
Kaç kere umutsuz gecelerin
Sabahına uyandım.
Boynu bükük bir tarafta
Sol yanımın en derin köşesinde
İnce sızılarla sessiz fırtınalarda
Yüzer durur yüreğim.
Çek şu kürekleri artık.
Bir an önce gidelim
Kimsesiz limanlardan
Kaçalım yalnızlık koylarından.
Uzun bir beraberliğim oldu yalnızlığımla
Şimdi ayrılık zor gelecek.
Ama! Ağlatamayacak beni
Dökmeyeceğim incilerimi.
Kırmayacağım midye kabuklarımı.
Umutlar kırgın, sevdalar yaralı,
Gözler yaşlı hep ağlamaklı.
Gülen yüzler aslında yaslı.
Boynu bükük köşelerde yüreğim.
Ne kadar haykırsam da,
Çok şey içimde saklı kaldı.
Hayaller yarım, umutlar yarım.
İnce sızıyla acıyor
Her sabah sol yanım…
Kayıt Tarihi : 12.4.2011 15:28:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!