Sevdanın rengi uçmuş gözlerin terazisinde
Beni sana kul köle eden ayrılık değil mi?
Kandıkça şaşkın gözlerim yalancı çehrelere
Başlayan şu sevdanın sonu ayrılık değil mi?
Kavuşunca sakın biter sanma ayrılık
Vuslatlar bile hasretten ayrılık değil mi?
Zindan iki hece, Mehmed'im lâfta!
Baba katiliyle baban bir safta!
Bir de, geri adam, boynunda yafta...
Halimi düşünüp yanma Mehmed'im!
Kavuşmak mı? .. Belki... Daha ölmedim!
Devamını Oku
Baba katiliyle baban bir safta!
Bir de, geri adam, boynunda yafta...
Halimi düşünüp yanma Mehmed'im!
Kavuşmak mı? .. Belki... Daha ölmedim!




Hani Abdurrahim Karakoç merhum, Hasan'a Mektup şiirinde diyor ya; "Manalar ipekten incedir amma, Kelimeler biraz kalınca Hasan" diye.. bu şiir bana onu hatırlattı.
Neden?
Çünkü vuslatın aslında hasretten ayrılmak olması gibi; dünyanın gurbet, ölümün vuslat olması gibi ince manalar var ama şiirsellik açısından zayıf. Şair ilk kıtada hece ölçüsü ile başlamış sonra serbeste dönmüş daha doğrusu ölçüyü tutturamayınca dönmek zorunda kalmış.
"ayrılık değil mi" ifadeleri redif olmuş, uyak yok. Bir garip şiir olmuş vesselam.
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta