Yılmadan, korkmadan vardığın zirveye birkaç adım kala düşüp, çakılmaktır en dibe
Yorulmadan,usanmadan yürüdüğün hedefe tam da dokunacakken, dönmektir en geriye
Ağlamadan,sızlamadan taşıdığın cana kavuşacakken dokuzuncu ay sonunda, veda etmektir
Unutmadan,bekletmeden suladığın çiçeği koklayacakken doya doya, kopmuş, yerde görmektir
Tek bir kurşun bile sıkamadan düşmana,vurulan askerin haykırışıdır
Konamadan daha narin çiçeğine,düşen arının vızıltısıdır
Bugün seviştim, yürüyüşe katıldım sonra
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!
Devamını Oku
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta