Durduk akasya ağaçlarının sıralandığı cadde üzerinde…
Gelip geçenlerin bizi görmediği bir zaman diliminde….
Sessizce vedalaştık.
Ben, bir anda kırlangıçların mayıs şarkısına eşlik ederken o, yaprak yaprak dökülüyordu caddeye.
Ağlamadık, sarılmadık, ellerimiz arkamızda aynı şehrin ayrı hanelerine yol aldık.
Benim gözlerimde kırlangıçların dansı, onun akasya dallarında intiharları vardı.
Gel; n'olursun, içimde umûdum tükenmeden!
Gel; bak bu kahrım beni, mağlûb edip yenmeden!
Gel diyorum, gel artık; son bulsun ızdırâbım!
Gel de yüzler süreyim; kıblegâhım, mihrâbım! ..
Devamını Oku
Gel; bak bu kahrım beni, mağlûb edip yenmeden!
Gel diyorum, gel artık; son bulsun ızdırâbım!
Gel de yüzler süreyim; kıblegâhım, mihrâbım! ..




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta