Ayrılığın Sessiz Çığlığı
Ne bir söz kaldı dudaklarımda,
Ne de sarılacak bir umut.
Gidişinle sustu bütün şarkılar,
Ve ben, sessizliğin içinde
Çığlık çığlığa kaldım.
Ayrılık dediğin,
Yalnız bir veda değildir,
Her gün yeniden yanmaktır aslında.
Gözlerimde donmuş bir yağmur,
Kalbimde susmayan bir fırtına…
Ama dışımdan bakanlar
Sadece suskunluğumu görür.
Oysa içimde
Her hatırada yırtılan bir ses var,
Her fotoğrafta kanayan bir yara.
Adını anmasam da,
Gölgeni silmesem de,
Her gece kulaklarımda çınlayan
Bir sessiz çığlık var.
Yollar uzar,
Geceler bitmez,
Zaman ağır ağır taşır bu yükü.
Ve ben,
Her nefesimde biraz daha eksilirim.
Çünkü gidişin,
Ölmekten beter bir yalnızlık getirdi bana.
Ayrılığın sessiz çığlığı…
Ne ben duyurabilirim kimseye,
Ne de sen geri dönüp işitebilirsin.
Ama bil ki,
Bu kalp ne zaman atsa,
Çığlığın yankısıdır duyduğum.
Ve belki bir gün,
Gözlerim kapanırken son kez,
İçimde saklı kalan o sessiz çığlık
Özgürlüğe kavuşacak…
Ama o vakte kadar,
Benimle yaşayacak,
Benimle susacak,
Benimle ölecek…
Ve anladım…
Ayrılık bazen haykırarak değil,
Sadece susarak öldürür insanı.
Benim çığlığım duyulmaz belki,
Ama sessizliğimde saklı kalan
En büyük acıyı bilsin dünya:
Sevdanla doğdum,
Sensizliğin sessiz çığlığıyla öleceğim…
Hamit Atay
Kayıt Tarihi : 8.3.2026 11:11:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!