Aşkı doğuran şey nedir;
O yakınlığı iki can arasında?
Ve kopuş ne zaman başlar?
Ne zaman biter bir sevda?
Bir kurt gibi içten içe
Gelişip büyür çürüme
Öyle sevdalar vardır, biter baslar;
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten
Devamını Oku
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten




Bilinmeyen Sevdanın Kapısındayım
çözülerek gözlerinde dörtnala yüreğim
azgın köpükler içinde bulutlar
sensizliği biriktiriyor aşka dair
ağırbaşlı taş değil kurallar
sevmiştim giderken de
telaşlı yayla rüzgarı mahşeriyle
insafsız linçlere tükenmiş hayaller bırakarak.
düşünürken alnımın yazgısı mahzun
efkarlı gelincik kanar ansızın
ürperir gökyüzü serçe aklığında
suyun yalazlığında suretin
ince yüzün uzak
güze çalan acemi gülüşün
umutsuz aşk kelepçeli maphusta
deliren satırlar isyanda
öfkeli yanardağın ateşli koşusunda
iki ayrı ten köprüsüz buluşmakta
kaç zamandır
bilinmeyen sevdanın kapısındayım
15.07.2007 saniye gündüz yıldırım
Saniye Gündüz Yıldırım
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta