Saatler takriben aynı çok uzun bir yorgunluğun ardından yapayalnız kalmış bir kadın içinde sessizliği korumakta körfeze bakan büyük pencerenin ardında dalmış gözleri denize doğru... Bu sefer kadehlere küsmüş almamış bir yudum alkol elinde sigarası more bir onun tutsaklığında birde ağlamıyor kadın kararlı...
Tanıyor biliyorsun elinden tutup sıkılıncağa kadar yürüdüğün o çiçek satan kız çocuğunu nasılda akıllı nasılda kararlı birkaç buket çiçeğini satmak adına ve içinde sakladığı büyük korkusuyla...
Seyrederken yağan yağmur sonrası geceyi demekki birisi varmış baktığı noktada kalabalıklarda yalnız,tıpkı pencerenin ardındaki kadın gibi biriktiriyormuş beynine hucum eden kelimeleri paylaşmak için önce klavyenin tuşlarına sonrası ya sonrası?
Birkaç gün öncesi kalabalık evinde sevdiklerinle paylaşırken neşeyi şimdilerde kocaman bir sessizlik kahreden yalnızlık duvarlar tokat üstüne tokat atarken en çokta yüreği üşüyordu...
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




BİLİRİM YÜREK ÜŞÜMESİNİ
TEMMUZ SICAKLARI BİLE ISITMAZ
Kutlarım FİGEN hanım
Harika bir makaleydi
Nerelerdesin allah aşkına
Özledik temiz sıcak duygularını
Özledik
Hormonsuz
Şiirlerini
Makalelerini
elinize ve duyarlı yüreğinize sağlık,
kaleminiz daim olsun...
Anlamlı bi şiir olmuş kutlarım Abla
hörmet ve taktirlerimle mutluluk ve
başarılar dilerim
Gözlem ...
yaşamın en anlamlı değerlerine karşı duyarlılık...
ve istek...
nesirdeki adımalrdna bir kaç tanesi...
başarılar değerli kalem...
Bu şiir ile ilgili 4 tane yorum bulunmakta