Gözümüzü dikmişizdir boşluğa
Ağlamışızdır..
Düşmüştür gözümden lav parçası
Aynı boşluğa..
Direnmişimdir devrim andında içtiğim gibi
Direnmişimdir direnen yalanlara karşı
Öyle sevdalar vardır, biter baslar;
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten
Devamını Oku
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten




Kendin olmadan olamazsın başkası
Her kafaya uymaz başkasının şapkası
Çünkü sen olmak diğeri olabilmektir
Kimine zordur bu durum
İnanır mısınız kimine zarar
En çok kendimizdir, en çok kendimize inkar..
Hayatta her büyük ve derin sorgulamalar, büyük yıkıntıların ardından yapılageliyor. Bakışların görebileceği afakda yalnızca yıkıntı, iflas etmiş yürek, keşkeli hüzzam teraneler ve nehirlerle yarışan gözyaşları, bir de yanardağa kafa tutan yürek yangıları.
Gerisi mi? Zaten sorgulama zamanı geldiğinde geride çok şey bıraktığımız için, geriye kalan belki bir miktar hüzünlü umut ama çoğunlukla çaresizlik...
Beni böyle düşündürdü dizeler Cumhur'um, gözlerimi kıstım ve kendi hayatımı bu katara verdim bunlar döküldü kalemden.
Hayatın bize öğrettiği en güzel şey, sabır denilen büyük dostun varlığı. O ki ayakta kalmamız, hırslanıp yeniden canlanmamız için asıl mihenk taşı
Selam ve sevgimle yiğidim, özlemiş olarak...
O boşluk ki bizi Nirvana' ya çıkarır, mevlevi olgunluğa ulaştırır... Mem' e sormalı, Yusuf'a sormalı, Bedrettin' e sormalı...
Bu şiir ile ilgili 2 tane yorum bulunmakta