Bay...Evli...Âhirzaman'da 1 Garîp Dünyâ'lı
KARAMSAR DÜNYÂ
.
Karamsar düşünce karamsar Dünyâ!
Bilmiyor hâlinden düşenin,sanma!
Ecelden değseydi korkuya fayda;
Belki de bize de söylerdi Dünyâ...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
hayırlı bir akşam diliyorum sizin için. sevgili kardeşim diline ve yüreğine sağlık. hem dizilim hem içerik yönünden çok mükemmel....
Sayfanıza düştü yorgunluğu yüreğimin dinlendim kalemin kelamında dinlendim yüreğin mısralarda soluklanan huşusunda yer yer ağladım yer yer tebessüm ettim durdum şöyle bir bakındım hayata ve bir daha döndüm özüme sessizce ayrılırken sayfanızdan...saygılarımla...
Derin anlamlı nasihatlerinize tebriklerimle.
Selam ve saygılar.
Karamsarlık insanoğluna özgü. Dünya ne yapsın? Güzeli güzelliklerle yaşatamıyoruz.
Bu da en büyük beceriksizliğimiz. Kutlarım sayın Kurt, çok anlamlı şiirdi...
Mümkün mü onda ki feryâdı duyma?
Gözyaşın içine atıyor Dünyâ...
Güzel bir şiir
Karamsar düşünce karamsar Dünyâ!
Cismine hiç kıymet vermemiş Hüdâ.
Ondandır belki de,haşmetle hırsla;
Dönerek uçuyor özlemle Sûr'a...
Bu anlamlı dizeleri yazan mahir kalemi tam puanımla gönülden kutluyorum...Kaleminiz hiç susmasın...Esen kalınız...
Gönülden kutlarım kaleminize yüreğinize sağlık
Mesut Özbek
Riya da, haram da,hırs da, kin de biz insanlarda.
Dünya elinden gelnin en iyisini yapıyor, güneş her sabah bir söz gibi doğuyor, yağmur bereket gibi yağıyor, doğa hiç bir şeyini bizden esirgemiyor.
Ama biz haylaz çoukları, birbirimizin gözünü oyuyoruz.
Ne diyelim şairin dediği gibi : Belki yeniden moda olur insanlık da. Dünya da rahat eder, haylaz çocukları da diyesim geldi.
Kaleminiz daim, yolunuz açık olsun.
Güzel şiiri ve yazan yüreği tebrik ederim. Kaleminize sağlık.
Duygu ve düşünce dünyamız neyse dünya odur... Yüzün ve yüreğin gülüyorsa dünya da güler, için kararmışsa, kendini mutsuz hissediyorsan dünya da mutsuzdur...
Onun görevi dönmek. İşini de iyi yapıyor, eksiksiz hem de... Ya bizim görevimiz? İnsanlık neler yapıyor? İşte orada durup düşünmek gerek...
Kaleminize sağlık Ercan Kurt Bey. Selam ve saygılarımla...
Bu şiir ile ilgili 24 tane yorum bulunmakta