Dün gece vakit bu vakitken,Balat’ta bir antikacı dükkanında ahşap oymalı bir aynaya rastladım,ahşap çerçevesinin çatlağına sıkışmış kestane renginde ipeksi bir saç teli vardı,heyecanla sordum aynaya seni,tanıyorsan söyle anlat bir ömür dinlerim dedim...gülüşünün içindeki hüzünü,bakışlarındaki özlemi,sesindeki kederi,alnındaki saklı çizgiyi,gözlerindeki maviyi,benlerindeki güneşi,dudağındaki Pınar’ı anlat..dün gece vakit bu vakitken Balat’ta bir antikacı dükkanında,seni üç asırlık bir aynaya sordum.söylemedi..ama seni tanıyordu çatlağındaki saç telinden belli....
Beni bu eylül öldürecek
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.
Devamını Oku
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.



