alırım o yaşama sevincini senin
hiçbirşeyin kalmaz elinde
sürdüğün maskaranın siyahıydı bulutlar
düş pembesi rujlar
ah o ruhlar ruhlar
içimde kaldılar sandılar
sendin sebep hep
uykuya kaçtıklarıma
tren sesleriydi
gecikmiş heyecanlarım
markizde tükenen ömürler vardı
kara mıydı bilmem
hareler düşmüş denize
tıpkı yüreğimin sana düştüğü gibi
seni sevemediğim zamanları siliyorum
karışsın köpüklere
şimdi sendeyim
sesinde
gömdüm canlı canlı ya seni
.......................
pare pare örttüm üzerini
.,,,,,,,,
çıkardım koydum masaya
,,,,,,,,,,,,,,
Sağrısından tuttum sevdanın
Yırtık çorap gibi
Her giydiğimde bir daha giymicem dediğim
Ve her unuttuğumda tekrar tekrar giydiğim
Yalanın yalan olmadığına
Masalın masal olmadığına inanmak gibi
Aklın çok mu karışık?
yeryüzündeki Yıldızlar'a,Ay'a bak öyleyse
hepsinde senin adın var
telaffuzsuz
hayatın sonu ölmekmiş
yokluğun kadar ölüyüm...
SİZ !
ağlayan kalpler
bağıran sesler
bütün babalar babam
bütün acılar acım olur
bacımdan akan yaşlar
bir rehavet bir sarhoşluk
yaş tahta yumuşaklığında içim
ellerim kurudu,kemiğim
susuyorum
kimseler bilmiyor,eziğim
yaslanacak kuytu yer de bulamadın
dondum, hava soğuk ve ayazdı
derdim ya hep
masalları gerçek kıldığımız zamanlardı
göçebe vücutlar
ortalama ömür 60 yıldı
ve ben
hiç yazmamalı toprağın yeşiline bu kadar
sevginin silinişine göz yummalı
hangi anahtar hangi kalplere uyuyor bakmak için
yorulmamalı insan, sevdalar ne için?
bu lepralı insanların yüzleri dökülürken hayata
pencere camında yıllanmış tozları almak
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!