Aylardan Eylül olunca,
Sonbaharın hüznü çöker yüreğime.
Sensiz ve de sessiz sahillerde tek başıma.
İsimsiz, sorgusuz bir aşkın solgun mısraları
Tümcelerimde boğulan
Surların ihtilal geceleri
Göz kırpıyor Mezopotamya'nın ıslak güneşine
Sırtımda yüzyıldan kalma yanıklara
Devamını Oku
Tümcelerimde boğulan
Surların ihtilal geceleri
Göz kırpıyor Mezopotamya'nın ıslak güneşine
Sırtımda yüzyıldan kalma yanıklara




aylardan eylül olunca elbette kucağımızda hazır taşlarımız bulunur tatlı ve güzel bir şiir okudum yüreğinize sağlık selamlar...
Ayrılık
Hazan, Eylül ve hicran,
Zorla koparır yaprağı dalından.
Dipsiz bir kuyu gibi,
Savurur acımasızca kucağından.
Pusuda kuşatır insanı; masum, çaresiz,
Dedim ya Eylül anlamaz ağustos sıcağından.
Şimşekler çakar, yağmurun kan düşürür gönlüme,
Ayrılık vaktidir, beklemek nafile.
Bu hangi kervan, ben kaçıncıyım,
Yine de Eylül sebebim seni bilirim.
Bir tenhadayım uçsuz bucaksız,
Unutmadım dilimde,
Senin için sakladığım bir kaç söz, pervasız.
Eylül bir gün senin de yolun düşer!
Anası ağlayanlar seni hep burada bekler.
Bu şiir ile ilgili 31 tane yorum bulunmakta