Nihal yedi kollu bir çırağan yakar gecede,
Her mum bir can, her alev bir niyaz.
Döneriz semahta, döner dünya,
Zikir bu, devran bu, ne fark var arada?
"Gel" der bana, "Gel etme beni ben"
Kelimeler kifayetsiz, lisan aciz.
El ele, el Hakk'a, nefes nefese,
Fena buluruz bu ateşte, vahdet-i vücudda.
Nihal ayın on dördü, ben karanlık gece,
Sarıldıkça aydınlandım, ağardıkça içim.
Teninde kayboldum, tende buldum,
Kendimi aradım, kendimi seçtim.
Dedi: "Yunus gibi sev, Mevlâna gibi dön,
Kerem gibi yan, Aslı gibi beklen.
Aşkın şeriatı yoktur, kılma kıyas,
Mecnun ol, Leyla'yı kendinde gör."
İşte o zaman anladım Nihal'i,
Nihal ki bende gizli, bende ayan.
Dokundum, kayboldum, yandım, kül oldum,
Külümden doğdum yeniden, her sabah.
Aşk Nihal'in gözlerinde vücut buldu,
Ben Nihal'de yok oldum, var oldum.
Ne soran oldu bu halden,
Ne ben anlattım, ne o bildi.
Yine de en çok o bildi.
Yarım kalan bir nefes gibi
Kaldık ikimiz, birimizde...
Kayıt Tarihi : 16.2.2026 19:09:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!