sen oradasın
o fildişi kulede…
steril bir hayatın içinde
etrafında fır dönüyor insanlar
rican ferman
isteğin emir telakki ediliyor
bir sigara yakacak olsan
kibritler-çakmaklar birbiri ile yarışıyor
sen şerden-beladan uzak
emin ellerdesin
dostların var omzuna yaslandığın
limanların var fırtınada güvenle sığındığın
bir kaşın kalksa
dünya ayağa kalkıyor
öksürsen biri su uzatıyor
biri dua okuyor
biri de nazar değdi diye kurşun döküyor
bense buradayım
içinden kahır katarları geçen
harabeden hallice
bu metruk şehir de
sen gideli iyiden iyiye saldım kendimi
bir zamanlar senin için
dünyaya posta koyan
eline bir pankart alıp
zulmün kulaklarına gök gürültüsü gibi gürleyen ben
mütemadiyen susuyor ve
rakının beyaz ellerinden tutup
kıtlıktan çıkmış gibi içiyorum
artık hiçbir şey şaşırtmıyor beni
acıtıyor ama şaşırtmıyor
senin gidişine öyle bir şaşırdım ki…
hiçbir çağda yaşanmamış olan bu vahşete
el kadar bebelere biçilen kefene reva görülen bunca acıya
eli kınalı analara reva görülen bu utanca
artık şaşırmıyorum
kimseye söyleyecek sözüm de kalmadı artık
bu yüzden dut yemiş bülbül gibi susuyorum
konuşursam var ya…
bir konuşursam
sanki konuşmaktan öleceğim
ya da sen de dahil…
evet yanlış duymadın sen de dahil
herkese bir güzel söveceğim
gidişinle…
ayın karanlık yüzünü gördüm ben
insan insana neler yapabilirmiş
sevgili dediğin nasıl kiralık katile dönüşürmüş
bir kaşık suda
aşk nasıl boğulurmuş
onu gördüm
bu yüzden
bir bebek minik elleri ile nasıl iterse
ağzına dayanmış memeyi
bende kendimden uzağa itiyorum aşkı ve
aşk diye yutturulan bütün palavraları
artık aşktan da senden de
bir medet ummuyorum
sen gözlerini dört aç sevgilim
ben sana da
aşka da
gözlerimi yumuyorum
Ömer Yücekaya 2
Kayıt Tarihi : 3.1.2026 14:32:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!