1972 Düzce/Kurtsuyu Doğumlu. İlkokulun ilk 3 yılını doğduğu köyde okudu. Ailesi ile birlikte 1982 yılında Düzcenin Merkez Köylerinden Sancaklar Köyüne taşındı ve ilkokulu burada birincilikle bitirdi.
Anadolu Lisesini sınavlarını kazandı. Düzce'de Anadolu Lisesi sınavlarını kazanan Köy İlkokulu mezunu ilk kişi oldu. 10 yıl bu rekoru kırılamadı söylenir mezun olduğu ilkokulun müdürün tarafından. Anadolu Lisesinin hazırlık sınıfını Bolu Anadolu Lisesinde okuduktan sonra Düzce Anadolu Lisesinde eğitimine devam etti. Orta ve Lise eğitiminde uyum vb. sorunlardan dolayı vasatın üzerine çıkamadı. Ama yine en güzel yıllarının ve dostluklarının Düzce Anadolu Lisesinde geçtiğini söyler (www.duzceanadolu.com)
Hasbel kader Marmara İktisatı kazandı.
Meslek hayatında 1994 yılında Borsa'da başladı. İnfo Menkul, Form Menkul, Deniz Yatırım, Sanko Menkul vb. kurumlarda Mali İşler alanında yöneticilik yaptı. Hali hazırda halka açık olan İnfo Yatırım Ortaklığının Mali İşler Yönetciliğini yapmaktadır. İşle ilgili olarak Kurumsal Finansman özel ilgi alanıdır.
Babasını kendisi 14 yaşında iken 1986 yılında kaybetti. Babası bir motor kazasında 32 yaşında iken vefat etti. Şiire düşkünlüğü böylece başladı...Şiir demiyelimde şiir denemeleri diyelim..
5 kardeşler ve en büyüğü kendisi.
İlk şiir denemelerine ortaokulda başladı. Finans sektöründe çalışıyor olmanın onun şiir tutkusunu baltaladığından bahseder durur...
Hayatında uçların adamı olmuştur..Tasavvuf, Gizem, Mistizm, Psikoloji, Makro Ekonomi ve en başta şiir tutkusu olmuştur..
Dünyaya yeniden gelse kesinlikle köyünde dışarı çıkmayacağını, tarlalarında geçimini sağlayacak kadar bir uğraş ve şiirle dolu bir hayat sürmeyi hayal ettiğini söyler..
Şiir konusunda en büyük hayali 'MUTLULUĞUN ŞİİRİNİ' yazabilmektir..
Necip Fazıl, Nazım Hikmet, Can Yücel en sevdiği şaairlerdir.
Eserleri
Basılı eseri yok..yaklaşık 50 şiirinin bulunduğu şiir defterinin 1997 yılında kaybettiğini söyler ama doğrusu nedir bilinmez. Hafızası zayıf olduğundan da o şiirlerini hatırlayamıyor....
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!