Ayetlerin her biri canlıdır..Herbirinin Yeryüzünde bir görevi vardır..Her biri ayrı bir sorunun cevabı..Herbiri Ayrı bir derdin devasıdır..Nasılki; Allahu Teala tarafından men edildiği halde, bir takım yazı ve seslerle yapılan büyü ve sihir bir telkinse, Kuranı kerim ayetleride birer telkindir..Nasılki büyü ve sihir, şeytana ve şeytanilere yapılan yardım çağrısıysa, kuran ayetleri ve dualarda Allaha ve onun yardımcılarına yapılan bir çağrıdır.Bu yüzdendirki, ne zaman insanlar kuran okumayı terketti .. Yeryüzünde kin nefret zulüm kan ve gözyaşı hakim oldu..
Bakın,Yasin suresi, 38. Ayeti kerimenin sırrı ile ilgili, Muhyiddini arabi hazretleri ne anlatıyor;
"Bir gün Mekkeyi mükerremede, Şeyh Abdülvahidi Deyri ile konuşurken bana şunu anlattı:
Buraya gemiyle gelirken gece yarısı bir adam defi hacet için kalkmıştı.ayağı kayıp denize düştü.Gemi rüzgarın etkisiyle hızlı ilerliyordu.
Adamın gemiden düştüğünü benden başka gören bilen yoktu.Adam düşer düşmez ayağa kalkıp baktım.birde ne göreyim;
aniden bembeyaz bir kuş peydah oldu.denize düşen adamı kanatlarıyla alıp gemiye getirip bıraktı.O kuş eğilip adamın kulağına bir şeyler söyledikten sonra kaybolup gitti.
Ben bu acayip hali görünce kendimden geçtim. Biraz toparlanıp kendime gelince adamın yanına vardım ve bu garip halin ne olduğunu sordum.Onun veli bir zat olduğuna kanaat getirerek bana dua etmesini istedim.. Adam bana dediki: Ben senin dediğin gibi bir veli değilim.sıradan bir insanım.. hiç bir üstünlüğüm yoktur.Denize düşünce kesin olarak öleceğimi düşünüp kendimi Allah’a teslim ettim..Ve;
Ekmeği harama banmaktır gaflet
Yalanla, hileyle günaha dalıp
İblisi can dostu sanmaktır gaflet
Âlemi seyreder kemter gözünden




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta