Aydıncık’ın Eylülü başka aya benzemez,
Bahçelerde narları kırmızı gül gibidir.
Halk pilajı sessizdir, kimse bir şey söylemez,
Rüzgârı ılık eser, okşayan el gibidir.
Eylülde limanında balıklar evcilleşir,
Seyredenle bağ kurar bir muhabbet gelişir.
Yağız atlar kişnedi, meşin kırbaç şakladı,
Bir dakika araba yerinde durakladı.
Neden sonra sarsıldı altımda demir yaylar,
Gözlerimin önünden geçti kervansaraylar...
Gidiyordum, gurbeti gönlümle duya duya,
Ulukışla yolundan Orta Anadolu'ya.
Devamını Oku
Bir dakika araba yerinde durakladı.
Neden sonra sarsıldı altımda demir yaylar,
Gözlerimin önünden geçti kervansaraylar...
Gidiyordum, gurbeti gönlümle duya duya,
Ulukışla yolundan Orta Anadolu'ya.




Sayın Mustafa Bay katkınız ve değerlendirmeniz için teşekkür eder, esenlik dilerim.
Yazın karmaşası
Kalabalığı geçince,
Hemen bütün sahil kasabaları gibi Aydıncık da sakinleşiyor
Güzellikler daha bir öne çıkıyor demek ki,
Bir de "memleket ise", yerleşilmiş
Seviyor, alışıyorsun işte..
Hoştu
Hayata dair.
Tebrikler Nevzat Bey..
Sayın Mustafa Bay katkınız ve değerlendirmeniz için teşekkür eder, esenlik dilerim.
Bu şiir ile ilgili 2 tane yorum bulunmakta