Acılarla, kanla beslenmiş bu toprağın fidanıyım ben
Elbette taş, duvar, mermer bilmeden delip geçeceğim
Köklerim derinlerde benim, sığ sularda çürümez benliğim
İçimi ısıtan güneşe sevdam, sarmaşık gibi hem saran hem boğan
Zehirli otlar sarmaya, can bulmaya başladı bu topraklarda
Sanma ki bu eski toprak da bir çoğu gibi yabana yazılacak
Beni bu eylül öldürecek
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.
Devamını Oku
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta