Arş-ı alâyı da sardı, saracak hep bu ezan sesi;
Yerinmek yok gayrı sevin, diyar-ı küfür tutsun yası.
Az mı bekledik? Şükür! Kalmadı pas gönülde, siline.
Sen ki Ayasofya-i Kebir’sin, bu hep böyle biline.
O dört minare niye dikildi, gafiller süs mü sandılar?
Fethin aslanları ki birer Fatih Sultan Mehmet Han’dılar.
Yiğit biter mi sandın? Burası Anadolu, Türk’ün yurdu;
İnsan bu, su misali, kıvrım kıvrım akar ya;
Bir yanda akan benim, öbür yanda Sakarya.
Su iner yokuşlardan, hep basamak basamak;
Benimse alın yazım, yokuşlarda susamak.
Her şey akar, su, tarih, yıldız, insan ve fikir;
Oluklar çift; birinden nur akar; birinden kir.
Devamını Oku
Bir yanda akan benim, öbür yanda Sakarya.
Su iner yokuşlardan, hep basamak basamak;
Benimse alın yazım, yokuşlarda susamak.
Her şey akar, su, tarih, yıldız, insan ve fikir;
Oluklar çift; birinden nur akar; birinden kir.




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta