Çakallar kapıda, kargalar bekçi,
Çıkmaz bir vadiye sapmış gibiyiz,
Dervişler bezirgân, sultan kürekçi,
Kısır bir kuyuya çatmış gibiyiz.
Gözümüz puslandı, kalbimiz kara,
Cebimizdeki yük çekmiyor dara,
İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı
Önce hafiften bir rüzgar esiyor;
Yavaş yavaş sallanıyor
Yapraklar ağaçlarda;
Uzaklarda, çok uzaklarda,
Sucuların hiç durmayan çıngırakları
Devamını Oku
Önce hafiften bir rüzgar esiyor;
Yavaş yavaş sallanıyor
Yapraklar ağaçlarda;
Uzaklarda, çok uzaklarda,
Sucuların hiç durmayan çıngırakları




İsyanınız yerden göğe doğru da etkenleri doğru saptayamıyorsunuz. Emek-sermaye çelişkisinin en acımasızca yaşandığı; MAİ'lerle, GATS'larla ülke zenginliklerinin ve halkımızın ucuz emeğinin dışarıyı pazarlandığı günümüz Türkiye'sinde, bu işleri yürütenler kimdir dersiniz? Sizin 'iman' 'itikad' terimilerinizi bir ambalaj, reklâm ve pazarlama aracı gibi kullanamlar değil midir? Öncesiyle ve sonrasıyla. Sorunları belirtmek yetmez.Çözüm için taşları da yerli yerine koymak gerekir. Saygılar.
A.Z.ÇAMUR
İşte şiir.Asın işyerlerindeki panolara.Kutlarım
Bu şiir ile ilgili 2 tane yorum bulunmakta