Kamer kıskanır nûrunu, baksa şems hicab eyler,
Gül yüzündeki ter damlası, miski rüsvay eyler.
Öyle bir cemal ki Ya Rab, gören hayran kalır,
Bakışınla cihanda, karanlıklar canlanır.
Alnındaki o izzet, sanki fecrin müjdesi,
Lisanından dökülen, hidayetin gür sesi.
Kaşların yay misali, kirpiklerin birer ok,
Bu dünyada Senin gibi, bir eşin benzerin yok.
Yanağında bir huzur, dudağında tebessüm,
Seni görmek dileyen, feda eder ömrün tüm.
Gözlerinde süzülen, o derin şefkat seli,
Okşar tüm kainatı, sanki bir rahmet eli.
Ey güzeller güzeli, ey canların cananı,
Nûrunla aydınlattın, bu kapkara zamanı.
Sana selam olsun ey, vech-i pür-enver Nebi,
Yanan kalplerimizin, sensin tek tek tabibi.
Gökhan Öztürk
Gökhan Öztürk 3Kayıt Tarihi : 6.2.2026 14:03:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Kamer: Ay. Şems: Güneş. Hicab eyler: Utanır, çekinir. Misk: Çok güzel ve kalıcı koku. Rüsvay eyler: Rezil eder, geride bırakır (Gülün kokusu senin kokunun yanında sönük kalır anlamında). Cemal: Yüz güzelliği. İzzet: Yücelik, şeref ve değer. Fecir: Tan vaktinin ağarması, gün doğumu. Lisan: Dil. Hidayet: Doğru yolu bulma, hak yoluna girme. Cihan: Dünya. Canan: Sevgili, gönül verilen. Vech-i pür-enver: Nur dolu yüz, çok parlak sima. Nebi: Peygamber. Tabip: Doktor, şifa veren.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!