Yüreğin merkezine cemre düştüğü zaman
Bir kez olsun mâziye bakar mısın ay yüzlüm?
Elimde kırmızı gül senden dilerken aman
Nemrut’un ateşinde yakar mısın ay yüzlüm?
Sımsıkı bağlanmışım saçlarının teline
Kapılmış gidiyorum muhabbetin seline
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




Bu şiiriniz bu gün Taka Gazetesi ŞİİR TAKASI sayfamda yayımlandı.Başarılar dileklerimle...
mehmet kuvvet
Bu shiiriniz hakkinda yazmaya yurek gerek..Odullenmeniz munasibetile tebrik ediyorum...
Ay Yüzlüm
Yüreğin merkezine cemre düştüğü zaman
Bir kez olsun mâziye bakar mısın ay yüzlüm?
Elimde kırmızı gül senden dilerken aman
Nemrut’un ateşinde yakar mısın ay yüzlüm?
Sımsıkı bağlanmışım saçlarının teline
Kapılmış gidiyorum muhabbetin seline
Sevgi dilencisiyim gözüm bakar eline
Gülüşünü başıma kakar mısın ay yüzlüm?
Yüreğimi kanatır yârin hançer kaşları
İçime sağnak sağnak yağar hicran yaşları
Elin asumanında uçar sevda kuşları
Göğümde şimşek olup çakar mısın ay yüzlüm?
Didarın şavkı vurur aydınlanır gözlerim
Süzülür dudaklardan petekte bal sözlerim
Elin elimde olsa yine seni özlerim
Hayalini peşime takar mısın ay yüzlüm?
Sana benim gözümle bakmaya yürek gerek
Gönül ummanlarına akmaya yürek gerek
Sevda gemilerini yakmaya yürek gerek
Aşk olup can evime akar mısın ay yüzlüm?
NE GÜZEL DİZELER..........
YÜREĞİNİZA SAĞLIK............
KALEMİNİZ HİÇ SUSMASIN........
Evet işte bu üstadım..
Ben boş adama eleştiri yazmak için uğraşmam.
Siz şairsiniz itiraf edin :))))
Benim güzel ülkem harcanan insanlar mezarlığıdır.
Eğitim sistemimiz ve tüm sosyal yapımız sanki bizi atalete, kolaycılığa sürüklemek için var. Laf aramızda arkadaşlar bu işte harici bedhahların da parmağı var. O halde bize düşen ne? (On puanlık uzmanlık sorusu :))
İşte cevap: ÇALIŞMAK, ÇALIŞMAK, ÇALIŞMAK,ÇALIŞMAK, ÇALIŞMAK, ÇALIŞMAK..... /YORULDUM :)
NE ZAMANA KADAR ÇALIŞACAĞIZ YAHU?
EL CEVAP: Tüm bebdhahları boğacak kadar alınteri akıtana kadar..
Anlaştık mı dostlar
Her sahada çalışmak..
Yoksa inanın çember daralıyor dostlar.
Ortadoğudaki ve kuzey ırktaki ateşin bize sıçraması sadece strateji meselesi.. (Ve daha ne ateşler.. Sağlam manevi kaynaklar ülkemiz üzerinde kahpece yeni senaryolar hazırlandığını söylüyor..)
Her işte bedhahlardan daha iyi olacağımız güne kadar, her sabah gözlerim endişeyle açılacak..
Tüm dostlara saygılar..
Mustafa AYDEMİR(ZARİFCAN) -ZARİFCAN (Bay, 34)
(Not:Bu mesaj M.N.MALKOÇ'un özeline gelmiştir.)
Ustaya yakışan bir şiir...
Yüregine ellerine saglik selamlar allaha emanet olunuz seref kaya -aytac01 (Bay, 54)
(Not:Bu mesaj M.N.MALKOÇ'un özeline gelmiştir.)'
Her mısarada içim ürperdi.Çok güzel bir müzik gibi gözlerimi kapatıp okumak istedim.Yüreğinize sağlık...-Mehmet_Çınar (Bay, 31)
(Not:Bu mesaj M.N.MALKOÇ'un özeline gelmiştir.)
AY YÜZLÜM
Yüreğin merkezine cemre düştüğü zaman
Bir kez olsun mâziye bakar mısın ay yüzlüm?
Elimde kırmızı gül senden dilerken aman
Nemrut’un ateşinde yakar mısın ay yüzlüm?
böyle dugu yüklü şiirlerle yolculuk yaptığım olur
buda onlardan birisi kutlarım-erben (Bay, 51)
(Not:Bu mesaj M.N.MALKOÇ'un özeline gelmiştir.)
Kutlarım. Bu şiire eleştri yazmaya da yürek gerek sanırım
sevgiyle kalın- Metin Yaltı (Bay, 50)
(Not:Bu mesaj M.N.MALKOÇ'un özeline gelmiştir.)
Taptaze bir siir ile, tazelediniz seviyor olmanin yuregimize dusurdugu cemreleri.
sevgiler-Peygamber bocegi (Bayan, 34)
(Not:Bu mesaj M.N.MALKOÇ'un özeline gelmiştir.)
Bu şiir ile ilgili 22 tane yorum bulunmakta