başka takımda oynamazmış
ya avrupa ya askere
dogru söylemiş
o gittiğin de takım mı
haaa..
avrupa meselesi
onu da biz yalnış algılamışız
..
TÂRİH ŞÂHİT
Avrupa topluluğu, yine haddini aştı
Ehl-i sâlip bizlerle, yıllar yılı savaştı…(*)
16/11/’16
Hanifi KARA
..
İspanyol krallığı
Kurulunmuş olunulundu.
Artık İspanyollar da,
Avrupa politika sahnesinde
Söz sahibi olunulabilinileceklerdi.
..
Avrupa ülkeleri çırpınırken batakta,
Dünün yenilmezleri can çekişir yatakta,
“At, sahibine göre kişner” demiş Atalar,
Güçlü olan Türkiye, her an yeni atakta.
*** (27 Mart 2013)
..
Deneniletimi, Avrupa
Komisyonu'na devredilindi.
Balkanılın savaşılınları sonunda da
Makeniledonya tamamen
Elden çıkılındı.
..
Ne genç kaldı nede yaşlanabildi ülkemde şu demokrasi dedikleri yabancı.
Bir asır bu isimle sıfatlandırıldı durdu özgürlüğün temel ejnebisi.
Kominizim iyi Bir şey olsaydı devlet getirmezmiydi demeçleri verildi
Yüzde yüz yerli malı olmayan yeni dünya düzeni siyasetleri yapıldı hiç ara verilmeden.
Tüp kuyrukları aldı başını gitti memleketimde.
Yağ zaten karaborsadan hiç inmedi ve hep zirvedeydi her dönemin temel ihtiyaç ürünleri.
Oyların yarısını almış ancak yinede asılmaktan kurtulamamış Menderesim.
..
Fazla uzun sürmez dağılır bakın
Avrupa birligi sona çok yakın
İlle de avrupa demeyin sakın
Avrupanın tadı tuzu kalmadı
Demokrasi yalan oyundur oyun
Duyarsızdır halkı sanırsın koyun
..
Avrupa Birliği denen Haçlı ittifakına,
İlk müracaat edenler, sordular mı halka?
Ahmet görünümlü Hans olur musun diye?
Brenda olur musun, sordular mı Ayşe’ye?
Türkçeleştirip dilimizi Sel’de Sal’a bindirenler.
..
Srebrenitsa, Avrupa’nın alnındaki bir kara leke
Kan, revan ve canhıraş feryatla, lime limeydi et…
Ey insafsız insanlık! Sana verilen bu son fezleke
Ey nasipsiz Avrupa... Suçlusun. Gel günahın kabul et…
…
İsk.-120710
..
İŞTE TEZKERE. 1 saniye sektirmeden Bush da oradaydı ve tehditvari mesajına başladı. Ama şunu bilsin ki koca Türk milleti Türkiye'nin çeşitli yollarla gelişmesine öyle ya da böyle gelişmesine katkıda bulunduğu Avrupa devletlerinin beslemesi toplama bir yerden emir alacak değildr. Ordumuzun 2000 yıllık knowhowu vs. her bakımdan komple olarak değerlendirildiğinde, Türkiye'ye haksız laf edilemez. İhtiyacımız olan tek şey kararlılığımızdır, ve bunun yanına bir de zamanlama yapma becerimizi ekleyeceğiz. Çünkü geçen yıllar gördük ki hükümetin beceriksiz yaklaşımları Barzani'yi bu mertebeye getirmiştir. Diyorlar ki efendim biz en doğru zamanı bekledik. E her zaman akıl işletmek beklemek değildir! Bazen çok çabuk da önlemler almak gerekmektedir ki çabucak bir işi yapmak da aklın ihracı demek olmamaktadır. Kendimizi arkamızdan vurma yaklaşımından vazgeçmeliyiz
bu önceden her fırsatta askeri suçlayan ama sonradan gene dizine kıvrılan yılışıklar vekile milletvekili diyecek, güvenlik görevlisi yerine de askerimiz tabirini kullanacaktır.
Bizim insanlarımız ölürken biz burda elimizi kolumuzu bağlamayız. Özür dileriz Bush bey. Ve ayrıca orda kürsüde dururken bıyık altından güldüğün gözlerden kaçmadı! bu gülüşün amerikanın çözülüşünü getirebilecek bir adım olmamasını temenni ederim Bush bey... Müttefikler müttefikliklerini bilecek, suçsuz günahsıza da yeltenmeyecek
..
Sasirip hic de hayrete düsecek zirnik dirhem payi kadar yeni olusup gelisen sey yok bunun burasinda, her PIYASA SÜRÜMÜ Serbest Rekabetci Yeni Dünya Esaret Düzeni labaratuarlarindan özel yontulmus yülenmis BOP TURFANDASI karakter ve kisilik bozuklulugunun üstüne yapilip yüklenip yazilmis proje programlarini yerine getirmede kusur islemeyen tek tip ve Otomatik Sistem kararlaridir, Almanya`nin Parlemento görünümlü Bop Lokomotif tezgahindan Türkiye`ye yönelik ERMENI SOYKIRIM fermanini okuyup üfleyisi…
Hata payi sifir kin kasit maksat güdüm ve ardniyetlilikle aldigi karar ve yürüttügü bütün yagma yikim soygun sömürü tehdit ablukas kusatma isgal taciz tecavüz kararliliginin ANAYASAL temelinde Hitler Formatli Cia- Mossad arka plan fitilleyicisi ve foncusu bulunan Bop Lokomotifi Almanya….
Bütün Yuro-Amerikan Bop cografyalari karargah karakterliliginde oldugu gibi hic fire vermeksizin hata payi sifir kendinde olmayan Özgürlük Baris Cevre Doga Demokrasi Insan Haklari Esitlik Insanlik Güven Özgüven ….gibi degerleri düzenini kafasina göre kurdugu dünyayi bozup insanligi ölüm zulüm kul ve kölesi kilma yolunda tüketip harcamanin kilitlenmis kodlanmis KATLiAM tahrip kaliplari olarak yedirip yutturup sürüp savutturan Almanya…
Yönettigi karargah merkezli toplumun bütün izleyen gözleyen düsünen davranan gören duyan bilen sezen hisseden akil -vicdan damarlarini ve idrak irade yollarini BILD derin devlet Medya Marketiyle toplumsal algiyi ilgiyi iletisimi olabilecegin en MANKAFA noktasina sicilleyip afyonlayip sakin ederek…
Sanatin siyasetin müzigin modanin mimarinin müzenin egitimin ulasimin ekonominin carsinin pazarin bilimin teknolojinin tatilin gezmenin tozmanin eglencenin okumanin yazmanin nerde kimi nicin nasil diliyorsa itirazssiz cekingesiz dürtüp dokundugu bütün toplumsal kalabaliklari firesiz ve hata payi sifir topyekun tam bir uyuzlasmis uyusmus itaatkarlikle soygunun bagnazligin sömürünün kinin yagmanin nefretin ayrimciligin düsmanligin dangalakligin esitsizligin bencilligin hukuksuzlugun elemani aleti ve unsuru noktasina cekip ceviren BOP LOKOMOTiFi Almanya….
Yillar yili tüm dünyanin yeralti ve yerüstü hammadde ve insan kaynaklarini diledikleri gibi isgal edip Özgürlük Esitlik Baris palavra paravanlari altinda savas silah sefalet terör bölünme parcalanma mal ve malzemeleri sattip sömrdügüne eszamanli olarak (Osmanli yikimi Yüzyillarindan beri) hastadir tespit teshisi koydugu Türkiye` ye BIRLiGE GiRME avuntu raporlarini igfal edip recetelediginin yanisirasina, kendi deneyimlerinden edindigi kimi nerde nici nasil cekip cevirmek dilerse herkesin her akilsiz ilgisiz sorgusuz dürtüye aninda biat ve itaat ettigi uyup uyuzlasan TOPLUMSAL tepkisizligik kalabaliklarini yedirdi yutturdu.
Gündüz gözüyle, tam kadro Amerikan Siyonizm ve Avrupa karsitlari olduklari halde sabahtan aksama kadar `demokrasi benim inmeyi diledigim yere kadar varmami saglayacak olan tramvaydir ` bagirip diyegelenlerin özel Israil tüzeli cesaret Madolyonundan siyasi cirakligini en kaliteli Bop Esbaskanlik iktidarina ustalastirip Türkiye iktidarliligina yargiyi yasamayi yürütmeyi tekelleyen zirveye yerlesip tavan yaparak, gelmis gecmis bütün zamanlarin kirilmis rekoruydu, Kenan Cuntasiyla beraber Özaldan sonra günden güne sivil hayatin bütün heryerini kodlayip kusatan DERVIS KEMAL MAKAMLI ve Ciller Tansu GÜMRÜK BIRLIKLEMELi, sabahtan aksama kadar Demikrasi ve insan Haklari`na KÜRT –ERMENi ACILIMIYLA ortak övgüler yükleyip yagdiran havai fisek cildirmisligi böyle bir esaretin ürünüydü….
..
Hiç olunulunmazsa
Bir kısılınmının ahalisinin
Hint-Avrupa
Irklarına mensup olunulunduğu
Düşülüncesini akılınıla getirmektedir.
7'nci asırılında
Bize intikal
..
Avrupaaa
Avrıupaaaaa duy sesimiziiiiiiiii
Naraları attıran tuz yalımı alıştırmalarla...
Duymuş olacak ki Avrupa bu anfi tiyatratik talaş tozunu
Sövecek bir yer bulamayınca kendi kendini kılıçlayıp kamalayan
Hiper-yum bilet pahası kendi can kesesine imal rendelenmişlerden
Çelik-beton duvarlar ortasında kükreyen..
..
45]Hiç bir şey olmadı mı? Olur, mu öyle şey. Baştan beri söylediğimiz bir ilke var. İnsanların kendilerine ait alışmalardan kopmaya karşı olan direnme ilkesi, burada da kendini elbet ele verecektir. Biz bile bugün Avrupa standartlarına uymak için, eski alışma tutumlarımızdan kopmaktayız.
Uyum yasalarıyla bu kopmalar, şimdi bizde ne kadar 'Travma' yapıyor ise, Atatürk devrimleri de o kadar Travma yapmıştı! Siz uygarlığa, siz yeni refaha, siz yeni yönetim ve yeni paylaşımların yaşantılaşmasına açılıyordunuz.
Üstelik bugün cadde sokak ve yer adlarını, yabancı isim yapmakla bizler kendi dilimizi de unuttuk! Ne hikmetse, İstiklal Savaşını 'travma yaptı' basitçiliğiyle gören kafalar (anlayışlar): bugün Avrupa uyum yasaları ile benzer travma devrimleri yapmakta pek hevesliler! Eğer geçmişe ait travma oldu denişteki değerleme doğru ise; şimdiki günde Avrupa Travmasını en çok yaratanlar da, bu temsili anlayıştırlar!
Toplumsal olgular bir travma yaratsa da, toplum ona takılıp kalınmazlar. Toplum kişi öznellik hırs ve duygularını taşımaz. En az iki nedenledir. Yeni olgu kaybedişlerinden çok daha fazlasını kazanç olarak verecektir. Ve her toplumsal olgular yaşayabilmek için, emsalleri ile rekabetçi donanımlı olması içinde olması zorunluluğu vardır. Bu iki neden travmanızı, seve seve edecektir!
..
arayislarinin eski kitalarda kanina girip canina okuyup dogasini dünyasini tabiatini talan taciz tecavüz etmedikleri hic bir yeri birakmayan haydut cellat hirsiz yolsuz ipsiz ugursuz AVRUPA agirlikli insanlik acgözlülügünün bulup kesfettigi AMERIKA´da….
Sifirdan sonsuz sinirsizligi zorlayan bütün yagmaci gaspci isgalci soyguncu vurguncu zulümcü talanci sömürücü yikici daraltici yozlastirici etkisizlestirici öldürücü makina kimya silahlasmalarini yedeginde götürerek yalnizca ve kimsenin erisip yetisemeyecegi güce kazanca servete hakka ganimete iradeye ve iktidarra erismnin bol bereketli hukuksuz kanunsuzlugunu önemseyip önde tutan endüstrilesmeyi öldürüüp uyusturdugu insanlik esaretine labaratuarlayip deneklerken AVRUPA bayiciliginden türeyip üremis AMERIKA…kiyip bicen hizar keskini durumun üstten insan, elekten ölü hayatlar ezik büzügü et makinasi muameleli madende sanayide bantta iskelede tezgahta makarada makasta halatta carkta contada geceli gündüzlü günagartisindan zifiri karanik diplerine kadar kacak, hukuksuz güvencesiz tam kapasite köle esaret ücretliligi kovalayarak herbir vardiyede ceset gündeligine yövmiyecilik eden INSANLIK dayanilmaz tasiyamaz patlayip püskürmesi calisma saatlerinden calistirilma kosullarina tüm hayati kapsayip iceren yasam kazancina yönelik BIR MAYIS KIRILMA NOKTASI diye (tüm sosyal ve sosyalist devrimlerden etkin ve öncelikli olarak) sicil söküp tarihe damga vurmasi hic de hayret edilip sasirilacak bir durum degildi…
Her yapi, kurulup kaliplanip kurgulanip kilitlendigi niyete göre hic sapmaksizin huy hüner ve marifet takinip durus davranis sergileyecegi gercegiyle istese bile kendi karakterinin yapisal güdümlülügünün buyurdugun tersinde insanlik degerliligi ortaya koyamayacagindan, kimi hallerde insan haklari kimi hallrde özgürlük kimi hallerde karsiliksiz hibe kimi hallerde demokrasi salip sevkeden MARSCHAL pilanli projeleri Avrupa yahut Amerika mahalli bakkaliyeciliginden ilerletip büyüterek YURO-AMERIKA dünya capi büyüklügünde ISRAIL –JAPON kulplu kuyruklu ve RUS takviyeli dünya ve insanlik esir Pazar servet sermayedarlik ortakcikar sirketine cekip cevirdi….
Korku ürkü baski kitlik savas kavga kargasa kir kin nefret kabus kopukluk yokluk yolsuzluk haram yagma yilginlik bezginlik kimsizlik kimliksizlik kültürsüzlük catisma bunalim gerilim siddet sehvet yozlasma yalan dolan usaklik dakavukluk züppelik zibidilik ilkesizlik ttarsizlik bozgun yanlis azginlik sapkinlik onursuzluk hurafe …..umudunu inancini kendinden yitirip kaybetmis kuluk kölelik ölmüs uyusmuslugunun kendi gönüllügündenmis gibi oluk oluk akisip sevgisizlige yurtsuzluga hukuksuzluga haysiyetsizlige zehire zikkima ölüme zuluma sürgün sefil oldugu durmadan, sirketini bütün bunlarla besleyip kurup büyüten soygun-smürü cehennem cellatliginin harci ve malzemesiydi…
Bugünlerde bütün bu küreseli global kiyim yikim katilliginin tüm kitapsiz kanunsuzlugunu DEMIKRASI oyuncakligindan begenip secip memuryetine örüp tornalayip kaplayip zimparalayarak müdüriyet meramina makam sahibi ettirilen OBAMA-MERKEL Nisan masabasi (yeni dünya düenbazi serbest piyasaa tapinak sovalyeciligi) kumarhaneciligi, adini bütün soyan sömürenler namina gümrüksüz islemsiz SERBEST PAZAR ORTAKLIGI dedikleri zirveye doruklastiran filitresiz sorgusuz kontrolsüz kitapsiz kanunsuz insanlik ölümünü tam kapasite esir düsürüdügü yeni dünya düzeninden kat be kat daha ötelere geri dönüssüz dünya cöllesmesini ve insan öldürüp uyusturup izleyip fisleyip takip edip kontrol altinda tutan etkisiz kimiltisiz tabutlastirildiginin ortak anlasmaya vardigi haydutuga tasiyarak dünyanin ve insanligin ipini carmiha ceken en güncel tapu memurlugunu yaptilar.
Kesintisiz kriz bitmeyen bunalim eksilmeyen catisma dinmeyen kavga ardi arkasi gelmeyen gürültü gerilim issizlik yoksulluk huzursuzluk güvensizlik umutsuzluk mutsuzluk sinirinda hep özel ve hususi donamnimli yagmaci yikici vurgunciu soyguncu ortakcikar usakligin capcanli tutulup varolan ülke sorunlarina kurulu planlar projeliginden saldirip cullandigini dipdiri zirhlarla dayali döseli tutan dünya capi büyüklügüne sirketlesmis bu savas sömürü kiyim yikim cellatligi, gecmiste eksiksiz pürüzsüz net ve kusursuz BATILILASMAYI amansiz bir cürüyüs yikilisin ana malzemesi olarak nasil ki TANZIM edip Büyük Selcuklu benzeri akibete ayar OSMANLI HACZINi taksitlere usaklandirip bölüstürmüssse…
Simdi OSMANLIY YIKMADA en birincil sömürü agma haciz ve isgal usakligi yapan ARAPLARA özel ödül verip `Türkiye Cumhuriyeti ile Hesaplastik` bakkal bayiciligi yapmak…
..
Çang-ngan'da imparator
Tai-tsong'un önünde
Yerinili öpülünmüştür.
Bu kıralın karınıldeşilini
'Yabgu' ünvanıyla
Çinliler taranılıfından
Kuça tahtına geçirilinmiş
..
Gerçeklere aykırı kararlarla bir AB, BM, ABD
Sadece savaş yaratan kışkırtılarıyla uzmanlıklar
Can çekişiyor, sanki savaşsız soluk alamıyorlar
Edep, şeref, mülk, mal hep asla yetersiz bahaneler
Yapıcı bir tutum sergile gibi akıl ısmarlayış ısırıyor
Akıl mı var, akıllılık tarihlerde nasıl yazıyor?
..
Papazlar örneğin, okulda, hastanede, hapishanede, postanede, kahvede, eğlencede, kütüphanede, memurluklarda vs. gönüllü hizmet veriyorum süsüyle dolanıyor. Bir kimsenin insanlığına emek olmayı uygulayan bir hekimin, hakimin, öğretmenin, memurun vs. kaydırıyor ayağını, sokuyor kendi yalakasını. Al sana bir meçhul süreçte işgal edilmiş bir ülke varlığı sana! Papaz, kilisesinde dursun uygulaması, sanıyorum ki başarıldı, Almanya’da…
1945-1963 yılları arasında Avrupa’ya önce Portekizler gelmişler, sekiz ay kadar dayanmış, toptan geri dönmüşler. Sonra İtalyalılar ve sonra da Yunanlılar gelmişler, çabucak da geri dönmüşler. 1963 yıllarında Türkler yoğunca gidiyorlar. Bütün dünya ülkelerinin insanları yaşıyorlar şimdi birlikte ve Avrupa ülkelerinin her birinde. Meslek bilinci yoğunlaştı. Baş hakim, başhekim, baş spiker, polis, milletvekili vs. görevlerini aşk ile uyguluyorlar, oraları karıştırıp, fitne fesat sokuşmuyorlar Türkler. Diyorlar ki, işsizlikten dolayı göç edilmişti. Hiç düşünen oldu mu acaba bilim adamlarının yanıldığını? Savaş sonrası fabrika kurma izni, yağışların hava kirliliğini önleyeceği düşüncesiyle verilmişti belki ve bu yüzden öbür ülkelerle bu olanağı paylaşmalılardı. 1999 yılında bacalara filtre sistemi bulununca fabrikaların çoğunluğu taşındılar başka yörelere, ülkelere…
Borsalar dert belirmeye başladı. Para demek ki yenmiyormuş. Para demek ki huzur satın alamıyormuş. Para ile Terör üretme işini yaparken düşünmelilerdi. Ama bu sömürgeler millet acısını, hiç millet kadar çekmeyenler olmaya hep düzenli özendir. Çünkü, millet olarak kararlılıkta çabuk yalpaladılar. Çünkü, millet olarak kontrol etmeyi unuttular, kontrol edildiklerini ciddiye almadılar… Çünkü, millet olarak hazır paraya konma hevesine dilenciliğe eğitildiler… Çünkü, millet olarak yolsuzluğun kazandırdığıyla, rüşvetle, dolandırmakla damak tatlarını kirlendiklerini anlamadan daha, eroine bağımlılar gibi, uşaklık etmeyi rütbe edindiler kendi gönül rızalarıyla… Çünkü, hisleri çökertildi, ruhunda duygu duvarı kalınlaştı, ses girmiyor artık içeri, söz temizleyemiyor olarak da dışarıdan, uzaktan… Bilgi, uyuşmaktan ileriye gidemiyor artık…
..
Kıymetini bilmedik, küstürdük biz İslâmı,
Çekip gitti yabana, mümkün mü etsin vedâ?
Kimin aklına gelir, kesip bizden selâmı?
Üç kuruşa satıp da, serveti etsin fedâ.
Osmanlı Avrupa’ya malum ya, hamileydi,
Avrupa da İslâm’a, gebelik etmekteydi,
..
Batının muhtedi'yi kabul etmesi imkânsız görünüyor. Artık bu noktadan sonra 'yalakalığın' ve de 'mankurtluğun' ne anlamı var? ' (s. 4) .
'Sosyoloji, tarih, din olmadan sadece tanklarla girdiğiniz yerlerde ka¬lamazsınız' (s. 4) .
'Doğunun Ortaçağında insanlık bakımından yüz kızartıcı bir şey yok. Bütün yüz kızartıcı fiiller Ortaçağ'da değil, Batı'da. Engizisyonlar, cehalet, kilisenin imtiyazlılar hürriyeti... Ortaçağ ifadesi Batının günah keçisi bulma kabiliyetlerinden biri ancak' (s. 7) .
'Kendi değerlerine ve müesseselerine bu kadar yabancılaşmış bir top¬lum, yaşadığı anomiden ancak yeniden fatih ruhuna sarılmakla kurtulabilir' (s. 8) .
..