henüz betonlaşmamış
süt kemiklerimle
pirinç tarlalarında
sabahın saat beşinde
geceyle-gündüzün
avrasya vaktinde ezilirdim
buz gibi ergene suyunda
Bugün seviştim, yürüyüşe katıldım sonra
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!
Devamını Oku
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!




çocukluk günlerimize özlem mi acaba hatırlanmaları, yoksa büğünkü günlerin ağırlığından sıkıntısından yorgunluğundan mı. tekrar o günlere dönme imkanın olsa hiç tereddüt etmeden dönebilirmiydin.
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta