Eğer mülkiyetçi sistem herkesin mülk sahibi olmasını isteseydi zaten kolektif alandan çıkmak istemezdi! Değil mi? Bu söylemler mülk sahiplerinin saltanatını sürdürmeleri için hileci maliklerin istediği biçimde olan söylemlerdir. Kimi kutsal ifadeler aşağıda.
Bu inanaç “üzerinize olan nimetlerimi anın”derken; mülkü, rızkı ben veriyorsam sizin üzerinize taat, itaat, teslimiyet, boyun eğdirme gibi türlü tasarrufum ve himayem var denmesinin inandırmasıydı.
Avram veya Abram, mülkün kendisine ait olduğunu ispat için “El ‘i şahit” gösteriyordu. “El bana şahittir. El ‘in şahitliği bana yeter” diyordu.
Sanki durum böyleymiş gibi El köleci izanı pekiştirmek için de “sizi biraz korku ve açlıkla, biraz canlardan mallardan ürünlerden eksilterek yoklukla sınarız” diyecekti.
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!



