Avninin Musa Cezaevinde
Acıpayam damında (cezaevinde) bileği güçlü bir kabadayı gelenden yatak parası, çay parası, ayak bastı gibi bahanelerle haraç alırmış. Parası olamayana çamaşır yıkatır, koğuş temizletir, çay demletirmiş. Mahkûmlar bu azman, zalim adama ses çıkaramaz, boyun eğerlermiş.
Günlerden bir gün bizim köyden Avni’nin Musa, Çallıoğlu Süleyman, Kırıkburun Ramazan ve Garalların Ali Hoca (babam) çeşitli suçlardan cezaevine düşmüşler.
Çallıoğlu’nun çenesi kırıkmış. Sağa eğik çenesiyle tekin bir adama benzemiyormuş. Kırıkburun ise askerlikte bir kaza geçirmiş. Burnu dudaklarının ortasına kadar bükülmüş, yedi bela birini andırıyormuş. Ali Hoca da kendini Kur’an okumaya o kadar kaptırmış ki kafayı sıyırmış bir mecnun gibi bir sağa bir sola sallanıyormuş.
ellerini bir tutsam ölsem
böyle uzak uzak seslenmese
ben bir şehre geldiğim vakit
o başka bir şehre gitmese
otelleri bomboş bulmasam




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta